![]() ![]() ![]() |
|
|
ABD’de
ELEKTRONİK ÖDEMELERİN SERBEST BIRAKILMASI
Hazırlayanlar:
David HUMPREY ve Lawrence PULLEY Kaynak:
Banking Strategies Magazine-November/December 1998 ABD BİLGİSAYAR TEKNOLOJİSİNDE DÜNYANIN LİDERİ OLABİLİR, ANCAK ÖDEME SİSTEMLERİ İNATLA KÂĞIDA
BAĞLI OLARAK KALMAKTA DEVAM EDİYOR Avrupa’daki
%70 ve Japonya’daki %75’lik oranlarına kıyasla ABD’deki elektronik ödemeler,
nakit olmayan ödemelerin sadece %25’ini kapsamaktadır. Devamlı
olan bu kâğıda bağımlılık bir cezaya hamiledir. Örneğin bir çek
muamelesi elektronik ödeme alternatiflerine göre %50 ile %100 arası daha
fazla maliyetli olabilir. ABD’deki ödeme sisteminin toplam maliyetinin bu ülkenin
Gayri Safi Maddi Hasıla’ sının %3’üne tekabül ettiği göz önüne alındığında
ulusal ekonomi önemli ölçüdeki bir tasarrufu kaçırmaktadır. ABD
bankacılığının merkezileşmemiş kısımlarında kökleşmiş ve yetersiz
boyutlardaki kâğıda dayalı sistemlerden faydalanan değişmez oyuncular
varoldukça bu cezalar devam edecektir. Ancak bu hikâyenin sonunun böyle olmasına
da gerek yoktur. Hükümet ve mali çevreler birlikte çalışarak elektronik ödeme
sistemine geçişi gerekli olan reformları düzenlemek suretiyle hızlandırabilirler. En
basit ve en doğrudan tedbir UCC’nin (Uniform
Commercial Code-Tektip Ticaret Kanunu) ödeme yapan bankalara, para ödemeden
önce, işlemlerdeki gecikmelerden dolayı diğer taraflara tazminat ödemeyi
gerektirmeden, bütün çekleri fiziki olarak muayene etme izni veren şartının
kaldırılması olacaktır. Böyle bir gelişme şimdiden diğer ülkelerde
tamamen çiçeklenmişken UCC şartının etkili elektronik alternatiflerin gerçekleşmesinden
daha önce yasalaşmış olması düşük maliyetli elektronik çek sunumunun
yaygın olarak kullanımına engel olmaktadır. Yasa ile yada Merkez
Bankası Yönetim Kurulu tüzüğü ile bu düzenlemenin değiştirilmesi çek
tahsilatı işlemini oldukça hızlandıracaktır. İkinci
bir gelişme de müşterinin çekinin tüccarın tezgâhına ulaştığı anda
elektronik takas usullerinin yerine getirilmesi olacaktır. National
Automated Clearing House Association-Ulusal Mekanize Takas Bürosu
ve bir grup perakendeci tarafından yönetilen bir program çerçevesinde,
tüccarlar çek bilgilerini elektronik okuyucular vasıtasıyla doğrudan doğruya
kayıtlardan öğrenebilirler. Çekleri fiziki olarak göstermek yerine ACH-Automated
Clearing House zimmetlerini müşterinin bankasına göstererek alırlar.
Bunun tam olarak yerine getirilmesi, elektronik tahsilat bir yandan yararlar sağlarken
diğer yandan çekin devamlı kullanımına izin verecektir. Perakendeciler
tarafından semeresi alınan maliyetten tasarruf etmeler elektronik işlemler
konusunda daha gayretli olmaları için onları motive edecektir. Daha
ileri aşamadaki bir reform ise merkez bankasının likidite işlemlerine giriş
yapılmasını yaygınlaştırmak olacaktır. Halen sadece bankalar Federal
Reserve’ in likidite ödeme yapısına doğrudan giriş
yapabilmektedirler. Şirketlere ve bankacı olmayan bilgi işlemcilere bu kapıyı
açmak, buna bankalar karşı dursalar bile, elektronik tahsilatın daha yeni ve
de daha ucuz maliyetli metotlarının gelişmesini körükleyecektir. Gerçekten
bu üç alternatife de ödeme işlerinde rol alan atanmış profesyoneller karşı
çıkacaklardır. Gerekli yasal yada düzenleyici izinlerin elde edilmeleri
zahmetli olabilir fakat alternatifini göz önüne alın: deniz aşırı
rakipler elektronik sistemleri ile yarışta başa geçerken ABD’nin ödeme
sistemindeki yetersizlik devam edecektir. Kâğıttan elektroniğe geçiş için
şu andakinden daha iyi bir zaman olamaz ki bu geçiş işi her halükârda kaçınılmazdır.
Kaçınılmaz olanın ertelenmesi olasılıkla muazzam boyutlarda bir maliyetten
tasarrufun ertelenmesi anlamındadır. ÇEK
DOLAŞIMINA BAKIŞ AÇISI ABD’deki
elektronik ödemelerin göreceli olarak yavaş
büyümesini anlamak için “talep engelleri” ile “arz engelleri” arasındaki
farkı ayırdetmek yararlı olacaktır. “Talep engelleri” kullanıcıların
elektronik ödeme taleplerini engeller, “arz engelleri” elektronik ödemeleri
talep eden bankaları engeller. Örneğin
çek dolaşımı bir talep engelidir. Muhatap açısından bakıldığında,
senedin güncel ödemesinin gecikmesi extra günlerin faiz değerini yükler, bu
nedenle de çek kullanımının değerini azaltır. İşyerlerinin gecikmiş-ödemeli
çek araçları ile mücadele etmede daha çok çabası vardır. Tüm çeklerin
%40’ının yazıldığına inanarak işyerleri dolaşmakta olan çek değerinin
yaklaşık %90’ının toplarlar. Çek yazanlar külliyetli miktarda çek
yazarlar ve çekin yazılması ile onun ödeme yapacak bankaya ibraz edilmesi
arasındaki zamanı en yüksek seviyeye çıkartmak için dağıtımı uzak
alanlarda yaparlar. Elbette
ki faiz oranlarındaki düşme eğilimi dalgalanan çeklerden ücret ödemelerini
azaltmıştır. Aynı zamanda hazine bonosu alanlar daha önceleri tüketiciler
için varolan “posta dolaşımı” nın çoğunu elimine etmişlerdir.
Postaya verildiği tarih itibariyle teknik olarak “ödendi” yerine, eğer bu
konuda bir yasa ile bir standart belirlenirse, ev halkına yapılan ödemeler,
bireyleri ödemeleri vaktinde göndermeye motive ederek senet makbuzu üzerindeki
tarihe dayanan “vaktine uygunluk” olarak değerlendirilir. Daha
ileri reformlar olmadığında çek dolaşımı yüksek faiz oranlarının
gelecek dönemlerdeki önemini yeniden artırabilir, özellikle işyerlerinde. Daha
sağlam bir çözüm Kanada’nın öncüsü ve sahibi olduğu provizyonların
takibi olacaktır ki bu etkin bir şekilde çek dolaşımını elimine
edecektir. Bu ülkede şirketler, yarattıkları çek dolaşımından sorumlu
tutulurlar. Bu, uzakta dağıtım güdüsünü ortadan kaldırır-ödeme
sistemini yavaşlatan- ve elektronik ödemenin lehine olur. Bunun gibi, Kanada
bankaları çek mevduatları için “aynı gün kullanılabilirlik” sağlarlar,
bu tüketicinin yararınadır, bankalar arası hesaplaşmalara bir gün
itibariyle geri tarih uygulanır ki bunun da amacı çek dolaşımından sağlanan
menfaatleri ortadan kaldırmaktır, aksi takdirde bu ödeme yapan bankalara
tahakkuk edecektir. Fiyat
diğer bir olası talep engelidir. ABD bankaları çek kullanımını azaltmak için
kat’i teşvikler kullanırlar. Tüketiciler mevduat hizmetleri için
genellikle herbir işlem için ödeme yapma yerine en az tutar üzerinden ödeme
yaparlar. Bu tür düzenlemeler altında, tüketicilerin ekstra çek yazımı
veya ilave elektronik ödeme yapmalarının marjinal maliyeti, elektronik ödemeler
genelde çek yazıp ödemekten daha ekonomik olmasına rağmen aynıdır.Her bir
işleme göre ödeme hizmetlerinin fiyatlandırılması esası müşterileri
daha düşük genel harcamalarda bir çare olan “ucuz ödeme metodu” na doğru
cesaretlendirecektir. Doğru,
bazı bankalar maaş çeklerinin doğrudan elektronik olarak tevdisine yetki
veren ve vezne yerine ATM'’eri kullanan mudilerini ödüllendirirler. Yavaş
yavaş artmakta olan bu tür tüketicilerin en düşük hesap bakiyesi taşımalarına
ve/veya aylık en düşük geçim ücretine sahip olmalarına izin verilir.
Ancak ABD diğer ülkelerle karşılaştırıldığında elektronik ödeme
kullanımları için işlem başına fiyat teşviklerinden mahrum kalıyor ve bu
bir problem olarak duruyor. Örneğin Norveç’te bankalar 10 yıldan fazla bir
süredir daha düşük ücrete havi elektronik ödemeler ile daha düşük
maliyetleri yansıtan her bir ödeme işlemini fiyatlandırmaktadır. Bu fiyat
teşviki Norveç’teki elektronik ödemelerin payını 1987 ve 1996 yılları
arasında %10’dan %60’a çıkarmıştır. GEREKSİZ
MASRAF UCC’nin
işlevlerinin talep engeli olmasına rağmen UCC Yönetmeliği ödeme yapan
bankalara çekleri ödemeden önce kontrol etme izni vermektedir. Daha önceleri
bu emredici adım oldukça mantıklı idi. Bugün sadece yazılı çekler üzerinde
çekin değeri belirli miktarların üzerinde ise veya bir hile olduğundan süphe
ediliyorsa gerçek kontrollar ozaman
yapılmaktadır. Çeklerin oldukça büyük bir kısmı kontrol edilmeksizin
tasnif edici makinelere konulmakta ve bunların fiziki sunumları gereksiz
masraf oluşturmaktadır. Almanya kabaca 3.125 Doların altındaki değerde olan
çeklerin tamamının elktronik sunumu ve tahsilatı işlerini tamamlamıştır.
Sonuç olarak bu ülkedeki yazılı çeklerin %81’i elektronik işleme
tabidir. Arz
engelleri -yasaklar bankaları etkiliyor- yatırım maliyetlerini kapsar.
Elektronik ödemeler için yatırım gerekmekte iken bankalar ayrıntılı çek
operasyonları için zaten sermaye temin etmiş durumdadırlar. Bankalar
alternatifleri analiz ederken çekin ortalama değişken maliyeti ile onun
yerine geçen elektronik ödemenin ortalama toplam maliyetini karşılaştırma
eğilimindedirler. Bu ise yönetimde, dahili kaynakların dağıtımı
konusundaki tartışmalar sırasında, elektronik ödemeleri diğerlerine göre
dezavantajlı kılmaktadır. Bu engel bir başka ilave engelle büyümektedir:
elektronik ödemeler konusunda zayıf müşteri talebi. Gelişmekte
olan bankalar elektronik ödeme hizmetleri teklifi yaptıklarında büyük kazanımlar
elde edemiyorlar. Gerçekten, elektroniklerin mudilerce artmakta olan kullanımları
, yeni bir iş arzetmeksizin, çek operasyonlarının kendi kendini yiyip
bitirmesine neden olmuştur. Elektronik ödeme yatırımları genellikle çekleri
işleme koymada ve şirketlere peşin ödeme hizmetleri sağlamada halâ
geleneksel metodları kullanan banka çalışanlarından gelen ve bu yeniliğe
karşı olan ters tepkiyi tahrik etmektedir. Elektronik ödemeler ekonomik olana
kadar bankalar, değişim adına içerden gelecek olan bir hışma uğramayı göze
almakta gönülsüz olacaklardır. Diğer
bir problem: ABD’de, bankalar arasında olandan ziyade tek bir bankada meydana
gelen “külfetli” ödemelerin hacmi, daha merkezileşmiş bir bankacılık
sistemine sahip olan ülkeler ile az mukayese edilir. Örneğin Avrupa’da ve
Japonya’da, merkezi hesap bilgisi “giros” diye anılan hizmet
organizasyonlarınca yürütülür. Bu düzenleme merkezi bir organizasyon içindeki
hesaplar arasında elektronik ödeme maliyetlerini düşüren ödeme
transferlerine izin verir. ABD
bankaları elektronik ödemeler konusundaki değişiklik için etraflı düzenlemeleri
daha henüz yapmaktadır. Neyazık ki ABD'deki kuvvetli antitröst yasalar ödeme
araçları konusunda bankalararası işbirliğini engellemektedir. Bu bir
problemdir, çünki elektronik ödemelerin maliyet yapısı kuvvetli kârlar
yaratmaktadır; bu ise bankaların ödeme şebekelerinde yardımlaşma yolu ile
en etkili bir biçimde gerçekleştirebileceği bir durumdur. Bir kere sistem,
maliyetleri obsorbe ettiğinde bireysel komputerize işlemlerin maliyeti sıfıra
yakın bir seviyeye düşer. ÇARELER Ödeme
hizmetlerinin her bir işlem başına fiyatlandırmasının yürütülmesi bizim
parçalanmış bankacılık sistemimizde başarı şansı yoktur. Bunun yerine
ABD’deki elektronik ödemelerin geliştirilmesinin basit ve kısa yolu,
izinlerini almaksızın, tahsilat yapan bankaların ödeme yapan bankalara
elektronik çek sunumu yapabilmesine dair yetki vermek olacaktır. Böyle bir değişiklik
The Federal Reserv tüzüğü ile
veya bir yasayla UCC’yi değiştirerek gerçekleştirilebilir. Tahsilat
yapan bankaların çek bilgisini ödeme yapan bankalara elektronik olarak
nakletmesine izin verilmesi tahsilat ve ödeme işlemlerini hızlandıracaktır.
Ödeme yapan bankalar ödeme yapmadan önce çekleri kontrol etme hakkını
ellerinde bulunduracaklardır ancak bu kontrol durum şuphe arzettiğinde
olacaktır. Bunlar tahsilat yapan bankalara fiziki olarak sunumu yapılan
kalemlerin üzerindeki ödeme gecikmelerini tazmin edecek bir dolaşım bedelini
ödemelidirler. Bu ise sahtekârlığın gerçekten olası olduğu veya çek değerlerinin
gerçekten büyük olduğu durumlarda fiziki sunumu sınırlayacaktır. Şimdi
olduğu gibi, işlemlerin tümü yavaşlamıyacaktır. The
Federal Reserve
elektronik çek sunumunu desteklemektedir ancak sunulan çeklerin sadece %3’ü
bu anlamdadır. Diğer bir ümit veren adım ise New
York Clearing House ile işbirliği içinde olan bankaların, düşük dolar
ödemeleri muamelesini yapmak ve çek bilgisini elektronik olarak sunmak için
ulusal bir takas mekanizması oluşturmak gayreti içinde olmalarıdır.
Elektronik sunum üzerindeki yasal sınırlar ayarlanırsa böylesi gayretler
daha başarılı olacaktır. Satış
noktasında ACH-Automated Clearing House
(Mekanize Takas Bürosu) zimmetini başlatmak da yardımcı olacaktır. Ulusal
ACH bürosu ile yürütülen perakendeci pilot programında, bir yazar kasa yanında
bulunan bir çek okuyucu cihaz çek üzerindeki MICR-Magnetic
Ink Character Recognation (Manyetik Mürekkepli Karakter Tanıma) hattını
okur. Ödeme miktarı yazar kasadan elektronik olarak alınır. Çek üzerindeki
imza perakendeciyi ödeme miktarının müşerinin bankasından tahsil
edilmesine dair etkin bir biçimde yetkili kılar. Sadece bu durumda perakendeci
ACH borçlanmasının başlamasını çekin fiziki olarak sunumuna tercih eder.
Ayrıntılar taslak halindedir ama bu metodun perakendeci alacaklılara daha düşük
maliyetler getirdiğine inanılır ve müşteriler için bu şeffaf bir şeydir
çünki, çekde de olduğu gibi müşteriye aynı dolaşımı ve banka hesap özetini
verir. Sonuç
olarak merkez bankasının likidite işlemlerine giriş genişletilmelidir. Bu,
bankacılık endüstrisinin lehine olduğu gibi bir teşvik olmamalıdır. Çünki
bu, şirketlere ve bankacı olmayan bilgi işlemcilere bankaların şu anda
faydalanmakta olduğu gibi maliyeti düşük ve emniyetli olan merkez bankası
hesaplarına aynı doğrudan erişimi sağlar. Fakat bu hareket ödeme
hizmetlerinin provizyonunda daha büyük rekabete izin verecektir. Böyle bir
erişim ile, büyük yatırım maliyetleri veya çek işleminde zihinsel sermaye
yatırımı olmayan bankacılık dışındaki bilgi işlemciler ödeme piyasasının
alt kurumlarına düşük maliyetli elektronik ödemeler temin etmede daha özgür
olacak ve teşvik alacaklardır. Kimileri,
The Federal Reserve’in kredi
riskine maruz kalacağına dair itirazda bulunabilir. Fakat erişim durumu
halinde, eğer bu yeni ödeme sisteminin rakipleri negatif takas bilançolarını
kullanmaktan yasak edilirlerse bu tehlike elimine edilebilir. Diğer bir deyişle
mevcut hesaplardan daha fazla para çekme işlemleri (daylight veya overnight)
olmıyacaktır. ABD’de
elektronik ödemelerin gelişmesindeki engeller güçlü bir şekilde kalmaya
devam etseler de bunlar başa çıkılamaz şeyler olmaktan uzaktırlar. Yukarıda
altı çizilen üç anahtar teşvik önemli maliyet tasarrufları sağlarken,
ABD’ye bu hayati ortamda, Avrupa ve Japonya’ya yetişme olanağı sağlamada
çok yardımcı olacaktır.
| ||||||||||||||||||||||||