![]() ![]() ![]() |
|
|
BANKA BİRLEŞMELERİNİN
NEDENLERİ
Çok geniş yelpazeye yayılmış birimlerin
birlikte, kazançlı bir şekilde çalışır duruma getirilmesinin sanıldığından
da zor bir iş olduğu ortaya çıkmış durumdadır. Bir de orta ve küçük ölçekli
işletmelere hizmet veriliyorsa, bu tür kuruluşlarla çalışılırken birkaç
ürünü aynı anda satmak gerekiyor ki, bu da büyük ölçüde çaba
gerektiriyor ve çoğu zaman da sonuca ulaşmıyor. Standart yaklaşım, mevcut
müşterilere pazarlama yapılması olarak belirleniyor. Bu, müşterilerin
finansal çözüm önerileri için bankalara yöneldikleri Almanya ve Fransa’
da daha kolay gözüküyor. Ancak, ABD’ deki bankalar aynı başarıyı elde
edemediler. Bir diğer starateji ise, veri taraması yapmaktır. Bankalar, müşterileri hakkında bir çok bilgiye sahiptir. Bu, ilk bakışta bir avantaj gibi görünüyor. Ancak, bilgisayarlar, bireylerin riske karşı tavırlarını ve ya şahsi hedeflerini belirleyemiyor. Ayrıca şahsi bilgilerin kullanıma sokulması, müşterileri rahatsız ediyor. Bütün bu sorunların varlığı gözönüne alınırsa,
bankacılar neden birleşme ve büyük ölçekli bankalar oluşturma konusunda
ısrarcı oluyorlar? Buna verilecek ilk yanıt, finans hizmetlerinde çeşitlenmenin,
risk yönetimini kolaylaştığı gerçeğidir. Öncelikle daha büyük ve daha
fazla finans hizmeti verebilen bir banka, çok etkili risk yönetimi sistemleri
kurabiliyor. Ayrıca yumurtalarını çok sayıda sepette tutarak toplam riski
de azaltmış oluyor. Daha inandırıcı bir teoriye göre ise, çeşitlenme,
bankaların kazançlarının uçuculuğunu önlüyor.
Hisse senedi ve tahvil piyasalarından oldukça büyük kazanç sağlamış
bir çok Amerikan finans kuruluşu, bugün çeşitliliğe gitmemeleri nedeniyle
pek çok zorluklarla karşı karşıya kalmış durumdadır. Finans sektöründe büyüklüğün önemli olduğuna
pek şüphe yoktur. Ancak kritik nokta , bankacıların, büyüklüğün önemli
olma nedenini tümüyle yanlış alanlara baplıyor olmalarıdır. Neden gerçekte,
bankaların entegre olmalarına karşın finansal ürünlerin tam tersi doğrultuda
hareket etmesidir. Yukarı da sözü edilen gerçekler, finans sektöründe
faaliyet gösteren bir holdingin ka çınılmaz biçimde başarısızlığa uğrayacağı
anlamına gelmiyor. Ancak bankaların, rekabetin en üst diliminde yer
alabilecekleri alanlara yatırım yapması gerekiyor. İhtisaşlaşma, bir finans kuruluşunun müşterilerine
tam bir hizmet yelpazesi sunamaması demek değildir. Ancak hemen herşeyin
“kiralanabildiği” bir ortamda, bankaların, kendi bünyelerinde ortalama düzeyde
yaratabildikleri ürünleri sunmak yerine, bu ürünleri en iyi biçimde oluşturabilen
kuruluşlardan alarak satmaya yönelmeleri çok daha avantajlı olmaktadır. Aynı anda hem imalatçı, hem işleyici, hem de dağıtımcı
rolüne soyunmak, büyüklüğün tarifi olabilir. Fakat bu tarifin geçerliliği
de üzerinde düşünülmesi gereken bir konudur.
|