Ana Sayfa

Eski Sayılar

Sektörden

Kısa-Çeşit

Etkinlikler

Bankalarımız

E-Posta


Reklam Tarifesi

Okuyucu Profili

Abonelik

 

Künye

 


1.sayı 2.sayı 3.sayı 4.sayı 5.sayı
6.sayı 7.sayı 8.sayı 9.sayı 10.sayı

 

BİR ARAŞTIRMA

 

DoCoMo, 3G'yi erteliyor mu?

Japon mobil devi NTT DoCoMo, 3. nesil cep telefonu servisinin tüm Japonya'yı 3 yıldan önce kapsamayacağını açıkladı.

DoCoMo yöneticilerinden Keichi Enoki Singapur'da yaptığı açıklamada mevcut mobil şebekesi üzerinden i-mode servisini vermeye devam edeceklerini kaydetti. 23 milyon abonesi bulunan i-mode servisi, cep
telefonlarında oyun, resim indirme ve e-posta gibi özellikler sunuyor.

3G servisi tüm ülkeyi kapsamadan müşterilerin bu yeni hizmeti tercih etmek istemeyeceğine dikkat çeken Enoki, "Tüm ülkeyi kapsayana kadar 3G'ye kademeli olarak geçeceğiz" dedi. Enoki, 3G servislerin mobil telefon
kültürünün yaygın olduğu ülkelerde büyük bir potansiyele sahip olduğunu da vurguladı. 3G servisleri cep telefonlarında yüksek hızlı internet bağlantısı, kaliteli görüntü ve müzik özellikleri vaad ediyor.

I-mode servisi ile kısa sürede büyük başarı yakalayan ve '2.5 G'yi Avrupalı operatörlerden önce gerçekleştiren NTT DoCoMo, 3G servislerine bu ay başlayacağını açıklamış, ancak teknik aksaklıklar yüzende açılışı Ekim ayına ertelemek zorunda kalmıştı. Firma ilk olarak iki büyük şehirde hizmet vermeyi planlıyor.

Telekom firmaları 3G lisanları için büyük meblağları gözden çıkarırken, uzmanlar denenmemiş bir pazar için bu tür bir girişimin kumar oynamak anlamına geldiğini söylüyor. Asya'nın yanı sıra Avrupa'da da operatörler 3G'ye geçişi geciktiriyor.

 

3G sistemi detaylı olarak çoğumuz tarafından bilinmemektedir. Kulaktan dolma bazı magazin bilgilerle bu konuda fikir yürütmek doğru bir yol olmasa gerek. Herşeyden önce özellikle Avrupa'da 3G ile ilgili çalışmalar (standartlar, lisans satışları, altyapı hazırlıkları) büyük bir hızla devam etmektedirler. Avrupa Komisyonu'nun (EC) aldığı kararlara göre 3G, 3G-2002 ve 3G-2005 olmak üzere iki fazda gelişecektir. 3G-2002'de terminaller multi-mode olacaklar (GSM/UMTS) ve kullanıcı hızı 144-384 Kbit/sec olacaktır. 3G-2005'te terminaller tek tip (UMTS) ve kullanıcı hızı 144 Kbit/s-2Mbit/sec arasında değişken olabilecektir.

 

3G'nin diğer ülkelerde ertelendiği, Türkiye'deki GSM operatörlerinin ortaya attığı söyleniyor. Çünkü, onlar çok iyi bilmektedirler ki, 3G geldiğinde onların işi zorlaşacaktır. Bu olay tıpkı siyah beyaz televizyonunun yerini renkli televizyona bırakması olayına benzemektedir. 3G tam yaygınlaşınca GSM terminalleri çöpe gidecektir, tıpkı GSM çıktığında birinci nesil olarak bildiğimiz analog sistemlerin tamamen çöpe atılması gibi. Bu durumlarda tek zararlı çıkan kesim kullanıcılardır.

 

3G'nin sunacağı yeni hizmetler sadece görüntü hizmetleri değildir. Bugün üzerinde en ağırlıklı durulan ve önem verilen 3G hizmeti Mobile IP (MIP) dir. Herhalde 2Mbit/sec bir MIP'yi SMS ile mukayese etmek mantıklı olmasa gerek. Hatta, gerek IETF gerekse ETSI ve ITU gezginliğe (Mobility) daha yatkın olduğu için IPv6'yi  3G sistemlerde uygulanmasında ortak karara varmışlardır.

 

Gerek bizler gerekse GSM operatorleri ve hizmet sağlayıcıları istese de istemese de 3G çok yakında hızlı bir şekilde yaygınlaşacaktır. İsteğimiz, yeni teknolojiler dururken her zaman yaptığımız gibi halkımızı eski teknolojilerle daha fazla oyalanmaması ve zarar görmemesidir.

 

3G'nin tüm dünyada ertelenmesinin sebebi teknolojik değildir. Teknoloji biraz eksiklerle de olsa 3G altyapısı üzerinde bir çok hizmeti verebilecek düzeydedir. Sorun insanların bu hizmetlere ihtiyaç duymamalarıdır. En azından TelCo'ların yüklü 3G lisans masraflarını karşılayacak kadar ihtiyaçları olmadığını düşünmektedirler. GSM aboneleri daha yeni SMS kullanmaya alışmışken, Nortel'in yaptığı cep telefonundan verdiğiniz Obua konserini Japonya'daki arkadaşına dinletme gibi reklamlar tamamen alakasız kalmaktadır.

 

3G'nin yaygınlaşması her ne kadar doğal gözükse de hala bir takım engeller var. Bir haberleşme şebekesinin yaygınlaşıp cağ/nesil atlaması için en az iki (availability-elverişlilik, reliability-güvenilirlik), tercihen üç (ve suitability-uygunluk) koşulu sağlamaları lazım.


Wireline endüstrisinin elverişliliği ve güvenilirliği son 15 senede tamamlanırken uygunluğu (mesela Telekom taşıyıcılarının aralarındaki sorunlar esnasında birbirine tepki süreleri, mesela Service Level Agreemant'lar) en fazla son 6 senenin sonucu olgunluğa ulaşmıştır (özellikle Amerika'nın 1996 Telecom Act'inden sonra). Yani wireline'in toplam olgunluk süreci, eğer Bell'in MCI tarafından mahkemeye verilmesinden (1969) başlarsak 30 seneyi geçmiştir.

Tartışmaya açık konu ise wireless'in olgunluk süreci. Eğer GSM'in rectify (düzeltmek) edilmesinden sayarsak (1989) geçen 10 yılı aşkın sürede daha wireless availability (elverislilik) sürecini bile bitirememiştir. Yani daha şirketler şebekenin elverişliliğini bile garanti edememekte, bundan dolayi ise başlıca reliability (güvenirililik) ölçeği olan Quality of Service (QoS) ölçümleri bile henüz wireless (kablosuz) için tam olarak tanımlanamamıştır. Her sene toplanan QSDG forumuna bakılırsa; herkes wireline hakkında atıp tutarken daha kimse wireless kalitesi hakkında emin olarak konuşamamaktadır; ister analog, ister CDMA/TDMA, ya da GSM/PCS olsun. Ve daha 2G'deyiz, 2.5G'yi bile değil.

Durum böyle iken standart kuruluşlarının ve hükümetlerin ortaya attığı 3G lisans hype'larinin (aşırı yüksek) en büyük sebebi, ortalığı kızıştırıp pazarı canlandırmak ve süreci hızlandırmak nitelikli olabilir. Şu sıralarda wireless taşıyıcıları sadece 3G lisansı için harcadıkları paraları sorgulamakta ve bu 'yakın' geleceğin aslında o kadar da yakın olup olmadığı tartışmaktadırlar. Özellikle şu anda dünya telekom sektörü inanılmaz bir büyük bir değişim yaşadığı için zaten boğazına kadar 'yüksek teknoloji' borcuna batıp iflas koruması altına girmeyi planlayan firmalar gittikçe artmaktadır.

Kısaca, daha elverişliliğini bile ispatlayamamış, yaratılan hype'ların sonucu olarak ilerlemeye çalışan bir teknoloji ortamında Türk taşıyıcılarını bu ortama girmedikleri için eleştirmek yeterli gerçeklere dayanmıyor. Şebeke hat vermiyorsa 9.6 kilobit ve 2 Mbit hiz, UMTS veya 3G, audio veya visual, vb. arasında son kullanıcı için hiç bir fark yoktur.

Bu iddiayı özellikle Amerika'da denerseniz FCC'nin bütün şimşeklerini üzerinize çekmis olursunuz. Her ne kadar Amerika wireless standartlarında ikilik çıkarıyor ise de en azından teknolojinin hangi seviyede olduğunun farkında ve lüzumsuz harcamalardan ekonomisini korumaya çalışmaktadır.

 

1.sayı 2.sayı 3.sayı 4.sayı 5.sayı
6.sayı 7.sayı 8.sayı 9.sayı 10.sayı

 

 

Anasayfa/Eski Sayılar/Sektörden/Kısa-Çeşit/Etkinlikler/Bankalarımız/

E-posta

Reklam Tarifesi/Okuyucu Profili/Abonelik/Künye