Ana Sayfa

Eski Sayılar

Sektörden

Kısa-Çeşit

Etkinlikler

Bankalarımız

E-Posta


Reklam Tarifesi

Okuyucu Profili

Abonelik

 

Künye

 


1.sayı 2.sayı 3.sayı 4.sayı 5.sayı
6.sayı 7.sayı 8.sayı 9.sayı 10.sayı

 

 

BANKACILIK VE ZAMAN YÖNETİMİ-2

 

 

 

ESNEK  ÇALIŞMA  SAATLERİ

 

Özellikle son yıllarda, sanayileşmiş ülkeler ilk sırada olmak üzere, modern sektör işletmelerindeki tipik çalışma düzeni (belirli bir yerde, belirli günlerde ve belirli saatlerde çalışma) yerini birçok ülkede  esnek çalışma düzenlerine bırakmaya başlamıştır. Teknolojik gelişmeler uluslararası rekabet ve yaygın işsizlik, normal çalışma sürelerini ve çalışma biçimlerini yetersiz hale getirmiş bulunmaktadır. Çalışma sürelerindeki bu değişiklikler, ilk kez Batı Almanya’da 1967’de uygulanmıştır (Acar, 1992, s.70). Günümüzde  birçok işletmede, yönetimler esnek çalışma saatleri yardımıyla çalışma zamanlarının denetimini çalışanlarla birlikte paylaşmaktadırlar.

Bu gün part-time işler, kalabalıklaşan şehirler, bir şehirde oturup başka bir şehirde çalışmaya gidenler, farklı kültür ve etnik yapıdan insanlar ve en önemlisi tüm bunların zorunlu sonucu olarak ortaya çıkan ‘Esnek çalışma saatleridir’. İşletmeler artık esnek çalışma saatlerine geçmekle stratejik bir silah olma özelliğine  sahip olan zamana esir olmak yerine onun efendisi olma çabası içine girmişlerdir bugün işletmeler zamanın fiyat, kalite ürün gibi karşılıklı olarak etkileşimde bulunan rekabet unsurlarından ele almak ve işletmenin stratejisi ile bütünleştirmek zorundadırlar (Özgen ve Doğan, 1997,  s.142).

İşletmelerde üretimin zaman planlaması, verimliliğin artırılması, ücrete esas olunacak kriterler belirlenmesi gibi çeşitli nedenlerle, iş ve zaman etütleri yapılmakta ve iş görenler bu çok sınırlı zaman kriteri içinde çalışmaya mecbur olmaktadırlar. Bu nedenle, biyolojik zaman kavramı gittikçe kaybolmakta, insan organizması çalışma hayatı süresince uyum sağlamaya zorlanmaktadır.

 

Kesin zamanları belirten aletlerle performansımızı ölçebilir, düşüşler konusunda kendimizi umutsuz hissettiğimizde  esnek zaman kullanımını hatırlayarak ve yaşama geçirerek   zamanı etkin olarak kullanabiliriz. Esnek çalışma saatleri ile verimlilikte artışlar olacak, maliyetler azalacak, çalışanların  motivasyonu ve iş tatmininde yükselişler gözlenecek ve daha da önemlisi, kendi zamanlarını kontrol etme imkanları artacaktır (Özgen ve Doğan, 1997,  s.143).

 

 

PERSONEL GÜÇLENDİRME (EMPOWERMENT)  

 

Personel güçlendirme anlayışı; 1990’larda yenilik ve esneklik ihtiyacı nedeniyle, organizasyonların yapısına uygun   bir kontrolün nasıl geliştirileceği sorusu ile karşı karşıya bulunan yöneticilerin,  bu sorunlarını çözmede kullanılmaktadır. Artık, yoğun rekabet koşularında bilinçli müşterilerin ihtiyaçlarını gidermek ve fırsatları yakalayabilmek, personelin inisiyatifini kullanmalarına izin veren çalışma şekilleri ile mümkün olabilmektedir (Özgen ve Doğan, 1997, s.143.).

Ayrıca modern yönetim anlayışı artık , personele ne yapacağını söylemektedir. Dinamik ve yoğun rekabetin yaşandığı piyasalarda faaliyette bulunan işletme yöneticileri zamanlarını çalışanların yaptıkları işlerden emin olma konusu üzerinde harcamaktadırlar. Bunun yerine bugünün yöneticileri, başarılı insanları işletmelerine alarak, onlara güvenerek, müşterilerin ihtiyaçlarını giderme sorumluluğunu onlara vererek  ve onların inisiyatiflerini kullanmalarını destekleyen ve cesaretlendiren bir anlayış ile  ilgilenmektedirler (Simons, 1995, s.80.).

Bir organizasyonda  personel güçlendirme anlayışının, organizasyon kültürü içine yerleşebilmesi ve faaliyete geçebilmesi için dört ana koşul vardır. Bunlar; katılım, yenilik, bilgiye ulaşabilirlik ve sorumluluktur.   Personel güçlendirmesi kavramında, işi fiilen yapan kişinin o iş ile ilgili  tüm karaları verebilmesi ve bunun için yetiştirilmesi vardır. Buda işi yapan ile karar vereni yakınlaştırmakta, işlerin yapılma süresi kısalmaktadır. 

İşletmeler tahmin edilemeyen  sorunlarla ilgilenen ve günlük işlerini yerini getirmeleri için  çalışanlara  verdikleri gücü yeniden dağıtmak yolunu seçmektedirler. Özellikle hizmet organizasyonlarında, çalışanlara bu gücün verilmesi,  müşterilere hizmetin verildiği ve tüketildiği anda ( zamanda) önemli olmaktadır. Çünkü müşteriler hizmetin sunulduğu o anda, yapılan hatalardan ve karşılaştıkları uygulamalarda, çalışanlar düzeltmeye istekli olsalar da, anında  etkilenmektedirler. Personel güçlendirme hem işletme hem de müşteri için  önemli zaman tasarruflarına neden olabilmektedir.

 

 

 

KIYASLAMA  (BENCHMARKİNG )

 

Kıyaslama,  işletmelerin gelişmek amacıyla ürün, hizmet, süreç ve uygulamalarda rakip olarak kabul edilen  işletme ile karşılaştırıldığı; araştırma ve öğrenme deneyimini kapsayan ve sonuçların  değil,  işlerin nasıl yapıldığının incelendiği,  emir-komuta  yetkisine sahip yöneticilerin  katılımının sağlandığı,  sistematik ve sürekli bir süreçtir. Kıyaslama yoluyla rakiplerin yaptığının başta yapılmaması işletmelere zaman kazandırmaktadır.

 

Kıyaslama  çalışmaları aşağıdaki alanlarda yararlar sağlamaktadır:

Bir işletmenin müşteri ve pazardaki mevcut gelişmelerini odak  noktası olarak belirleyerek faaliyetlerine yön vermesi; müşteri odaklılık olarak bilinmektedir.  Kıyaslama ise ; rakiplerle ilgili olarak yani dış çevrenin karşılaştırmalı analizini yaptığından, rakiplerle işletme arasındaki farkı kolayca gösterebilir. Müşteri istek ve beklentilerinin, işletmeleri yönlendirmesi için hedef tespitin de  müşteri istek ve beklentilerinin bir başlangıç noktası olarak ele alınması önemlidir (Çetin ve diğerleri, 1998, s.26-27).

 

Kıyaslama çalışmaları sonucunda elde edilen veriler çok kısa zamanda  değerlendirilerek, işletmenin dış çevresi ile rekabet analizinde  yararlı birer araç olarak  kullanılmaktadır.  Bir işletmenin rekabet analizine ihtiyaç duyma nedeni de; işletmenin rakipleriyle mücadelede belirlediği stratejilerine uygun amaçlarını, planlarını, hedeflerini daha gerçekçi daha sağlıklı saptayabilmek içindir.   Bu bir süreci gerektirir. Sürecin başlangıcını durum analizi oluşturmasına karşın, kıyaslamada politik, hukuki, ekonomik durum, müşterilerin istek ve beklentileri, girdi sağlayan müşterilerle ilişkiler ve onların yeterliliği, rakipler, rakipler karşısında sahip olunan işletme üstünlüğü, vb. süreçte yer alan başlıca değerlendirme  alanlarıdır.

 

 

MATERYAL ve YÖNTEM

 

 

ARAŞTIRMANIN AMACI VE ÖNEMİ

 

Bu araştırmanın temel amacı; zamanın ve zaman yönetiminin kullanıldığı alanlardan biri olan bankacılık sektöründe ne kadar kullanma alanı bulunduğunun tespiti, bankalara sağladığı yararlar, müşterilerin beklentilerine kısa bir zamanda cevap verme ve zamanın kullanılmasında ortaya çıkan sorunların tespiti ile olası çözüm önerilerinin ortaya konulmasıdır.

 

Günümüzde hemen hemen her insanın kit olduğunu ileri sürdüğü zaman, insanlar kadar işletmeleri de etkisi altına almıştır. Diğer işletmeler gibi bankalar da rekabet ortamında daha iyi ve daha kısa sürede hizmet verebilmek için zamanın kullanılmasında yoğun çaba sarfetmektedirler. Zamanın ve zaman yönetiminin tam anlamıyla uygulanması Türkiye’deki diğer işletmeler gibi bankacılar tarafından da kullanılması yakın bir tarihe dayanmaktadır. Buradan hareketle yapılan araştırmada örnek olarak seçtiğimiz Kahramanmaraş’taki Kamu ve Özel bankalarda zamanın ve zaman yönetiminin uygulanmasında hangi aşamada oldukları ve uygulama alanı bulup bulmadıklarının tespit edilmesine ışık tutacaktır. Kahramanmaraş’taki bankalarda daha önce böyle bir araştırmanın yapılmamış olması bu araştırmanın önemini ortaya koymaktadır.

 

 

ARAŞTIRMANIN KAPSAMI

 

Bu araştırma Kahramanmaraş’ta Faaliyet gösteren özel ve kamuyu kapsayan 23 adet bankadan oluşmaktadır.

Araştırma 7 adet kamu ve 16 adet özel bankayı kapsamaktadır. Araştırmada Kahramanmaraş’taki bütün bankalara ulaşılmış ve bir takım veriler elde edilmiştir.

 

 

ARAŞTIRMANIN DEĞİŞKENLERİ VE DAYANDIĞI HİPOTEZLER

 

Araştırmanın bağımlı ve bağımsız değişkenleri; araştırma için anket sorularının hazırlanmasına dayanak oluşturmuştur.

 

BAĞIMLI DEĞİŞKEN

 

Bankalarda zaman yönetiminin uygulanması daha kısa sürede daha fazla işin yapılmasını etkilemektedir.

 

 

BAĞIMSIZ DEĞİŞKEN

 

Araştırmanın bağımsız değişkenleri:

1-    Planlama

2-    Astlara iş verme

3-    Kursa katılma

4-    Başkalarının işlerine zaman ayırma

5-    Yetki ve sorumluluk belirlenmesi

6-    Zamanla ilgili fikir geliştirme

 

 

HİPOTEZLER

 

Araştırmanın dayandığı temel hipotezler şunlardır:

1-              Bankalarda zaman yönetimi uygulanmasında planlama büyük önem taşımaktadır.

2-              Bankalarda zaman yönetiminin uygulanmasında gereksiz işler astlara devredilmesi gerekmektedir,

3-              Bankalarda zaman yönetiminin uygulanması kapsamında yöneticilerinkonuyla ilgili kurslara katılması önem taşımaktadır.

4-              Bankalarda zaman yönetiminin uygulanmasında başkaların işine fazla zaman ayrılmaması konusu önem taşımaktadır.

5-              Bankalarda zaman yönetimi uygulanırken yetki ve sorumluluklar belirlenmiştir,

6-              Bankalarda zaman yönetimi uygulanırken aynı anda zamanla ilgili fikir geliştirilmenin önemi büyüktür.

 

 

ARAŞTIRMANIN YÖNTEMİ

 

Örneklem Seçimi

Araştırma Kahramanmaraş’ta faaliyet gösteren özel ve kamu bankaları bünyesinde hepsini kapsayacak şekilde yapılmıştır.

 

Veri Toplama Yöntemi

Araştırma ile ilgili veri toplama yöntemi olarak “Anket Metodu” kullanılmıştır. Veri toplamak amacıyla hazırlanan 25 adet sorudan oluşan anket formları Kahramanmaraş’taki bankalarda yönetici konumunda olanlara tek tek elden ulaştırılmış ve yöneticileri yönlendirmeden yanıtlamaları sağlandıktan sonra anketler aynı yöntemle geri toplanmıştır.

 

Anketlerin Hazırlanması

Anket soruları, bankalarda zamanın etkili olarak kullanılması ve zaman yönetiminin uygulanıp uygulanmadığını öğrenmeye yönelik olarak hazırlanmıştır.

 

Anketlerin Geri Dönüşüm Sayısı

Anketlerin geri dönüşüm oranının yüksek tutulması amacıyla tüm banka yöneticileri ile görüşülmüştür. Daha sonra anket verilen 23 adet bankadan anketler tek tek toplanmış ve %100 geri dönüşüm sağlanmıştır.

 

Verilerin Analiz Yöntemi

Araştırmada değerlendirmeye alınan anket formlarından elde edilen veriler tablolar haline getirilmiş ve yorumlanarak sunulmuştur.

 

 

ZAMAN YÖNETİMİNİN BANKALARDA UYGULANMASI

 

Bu kısımda Kahramanmaraş’ta faaliyet gösteren kamu ve özel bankalarda yapılan anket sorularının tek tek değerlendirilmesi yapılacaktır.

 

Tablo 4.1

Bir İşe Girişmeden Önce Plan Yapılmaya Gösterilen Özen

 

KAMU

%

ÖZEL

%

Evet

6

85

14

88

Kısmen

1

15

2

12

Hayır

-

-

-

-

TOPLAM

7

100

16

100

 

Bu sonuçlara göre kamu bankalarında işe başlamadan önce plan yapılmaya gösterilen özen %85 Evet’ tir. Özel bankalarda ise bu oran %88 Evet’ tir. Bu da gösteriyor ki gerek kamu bankalarında gerekse özel bankalarda önceden plan yapılmaya özen gösteriliyor.

 

Tablo 4.2

Yapılacak İşlerin Öncelik Sırasına Konulması

 

KAMU

%

ÖZEL

%

Evet

6

85

15

94

Kısmen

1

15

1

6

Hayır

-

-

-

-

TOPLAM

7

100

16

100

 

Bu sonuçlara göre kamu bankalarında işlerin öncelik sırasına konulması %85 Evet’ tir. Özel bankalarda ise bu oran %94 Evet’ tir. Bu verilere göre özel bankalar yapılacak işlerin öncelik sırasına konulmasına daha fazla önem vermektedir. Kamu bankalarında ise bu oran %9 daha düşüktür.

 

Tablo 4.3

Yapılan İşlerde Mükemmellik Aranması

 

KAMU

%

ÖZEL

%

Evet

4

58

12

75

Kısmen

3

42

4

25

Hayır

-

-

-

-

TOPLAM

7

100

16

100

 

Bu sonuçlara göre kamu bankalarında yapılan işlerde mükemmellik aranması %58 Evet, özel bankalarda ise %75 oranında Evet’ tir. Özel bankalarda birincil amaç müşteri memnuniyetinin sağlanması, bunun da işlerin mükemmel bir şekilde yapılarak sağlanacağından dolayı yapılan işlerde %75 oranında yöneticiler tarafından mükemmellik aranmaktadır. Bu sonucu genel olarak değerlendirdiğimizde hem kamu bankalarında hem de özel bankalarda yapılan işlerde mükemmellik aranmaktadır.

 

Tablo 4.4

Eve İş Götürme Alışkanlığı

 

KAMU

%

ÖZEL

%

Götürmem

2

29

10

63

Ara Sıra Götürürüm

3

42

3

19

Sık Sık Götürürüm

-

-

1

6

Nadiren Götürürüm

2

29

2

12

TOPLAM

7

100

16

100

 

 

Bu sonuçlara göre kamu bankalarında eve iş götürme alışkanlığı %71 iken özel bankalarda %37 oranındadır. Bu da gösteriyor ki kamu bankalarında ne zaman olursa olsun bitirilmesi gerektiği görüşü hakim iken özel bankalarda işlerin mesai saatleri içerisinde bitirilmesi ön görülmektedir. Bundan dolayı özel bankalarda eve iş götürme alışkanlığının oranı kamu bankalarına göre daha düşüktür.

 

Tablo 4.5

Mesai Öncesinde Evden Erken Çıkınca Başka İşlerle Meşgul Olma

Alışkanlığı

 

KAMU

%

ÖZEL

%

Evet

3

42,5

6

37,5

Kısmen

3

42,5

6

37,5

Hayır

1

15

4

25

TOPLAM

7

100

16

100

 

 

Bu sonuçlara göre Kısmen’ in de Evet’ e yakın olduğundan dolayı ikisini aynı kategoride ele aldığımızda kamu bankalarında %85 oranında mesaiden önce başka işlerle meşgul oldukları, buna karşılık özel bankalarda bu oran %75’ tir. Sonuçların böyle çıkması kamu bankalarında denetim sisteminin daha zayıf olması ve personelin verimliliğinin ölçülmemesi, buna karşılık özel bankalarda denetim sisteminin daha sık olması ve kişilerin verimliliğinin dikkate alınması mesai öncesinde başka işlerle meşgul olmalarını engellemektedir.

 

 

Tablo 4.6

Zamanın Kısıtlı Olmasından Dolayı İşleri Yetiştirememe Durumu

 

KAMU

%

ÖZEL

%

Olmuyor

-

-

1

6

Sık Sık Oluyor

-

-

-

-

Ara Sıra Oluyor

7

100

15

94

TOPLAM

7

100

16

100

 

 

 

Bu sonuçlara göre kamu bankalarında zamanın kısıtlı olmasından dolayı işlerin yetiştirilememesi durumu %100 oranında Ara sıra oluyor iken özel bankalarda %94 oranında  Ara sıra olduğu ortaya çıkmış buna karşılık %6 oranında olmadığı ortaya çıkmıştır. Gerek kamu bankalarında gerekse özel bankalarda bu oranların birbirlerine yakın olduğu, bunun sebebi de bankacılık sektöründe hemen hemen aynı teknolojinin kullanılmasından kaynaklanmaktadır.

 

 

Tablo 4.7

İşlerin Aceleye Getirilerek Son Anda Yetiştirilme Durumunun Yaşanması

 

KAMU

%

ÖZEL

%

Evet

2

29

3

19

Kısmen

2

29

6

37

Hayır

3

42

7

44

TOPLAM

7

100

16

100

 

 

Bu sonuçlara göre işlerin aceleye getirilerek son anda yetiştirilme durumu kamu bankalarında Kısmen’ i de Evet’ e yakın olduğundan birlikte aldığımızda karşımıza %58 gibi bir oran çıkıyor. Özel bankalarda bu oran %56’dır. Buradan yola çıkarak gerek kamu bankalarında gerekse özel bankalarda işlerin son anda yetiştirildiği ortaya çıkıyor. Bunun çalışanlar açısından değerlendirdiğimizde zamanlarını etkin kullanamadıklarını, plansız çalıştıklarını gösterir ki bu da çalışanlarda strese yol açar.

 

 

 

Tablo 4.8

Çalışma Masasının Düzenli Olması

 

KAMU

%