![]() ![]() ![]() |
|
|
ELEKTRONİK
PARANIN
FİNANSAL SİSTEME
ETKİLERİ/3
AKILLI KARTLAR-2 Avrupa; hem uluslararası pazar beklentisi açısından hem de mevcut kart sayısı olarak dünyada liderliğini sürdürmektedir. Akıllı kart uluslararası pazar beklentisi
Avrupa ve Amerika Birleşik Devletlerinde pilot bölgelerde yoğun olarak deneme sürecine giren akıllı kartlar, Asya ve Pasifik ülkelerinde de ilgi görerek uygulamalara konu olmaya başlamıştır.Bugün, Avusturalya; smart kartların geliştirilmesi ve kullanımı için oluşan küresel yarışta başı çeken ülkelerden birisi olmuş,ve nakitsiz toplum kavramı için oldukça yol katetmiştir. Avusturalya’da maaşlar ve ücretlerin ödenmesinde nakit kullanımı hemen hemen yok denilebilecek kadar azalmıştır ve yaklaşık 25 yıl içerisinde nakit paranın tamamen yürür- lükten kalkacağı düşünülmektedir (Australian Cammission For Future, 1999). Başlangıçta elektronik para konusuna oldukça tedbirli bakan Japonya da akıllı kart araştırma ve geliştirme çabalarına hız kazandırmıştır. Japon uluslar arsı Ticaret ve Endüstri Bakanlığınca, ulaşılan en son teknolojiye dayalı yeni ödeme sistemleri geliştirmek amcıyla bir proje hazırlanmış, ve hazırlanan bu proje Visa International’in katkılarıyla Ekim 1997 tarihin- de uygulamaya konulmuştur. Japonya’nın Kobe kentinde yapılan bu uygulamada kredi kartı özelliklerine de sahip 30,000 adet akıllı kart; oteller, lokanta ve kafeteryalar, giyim mağazaları gibi küçük veya büyük her türlüalış veriş noktasını içeren yaklaşık 1000 adet işletmede kullanılabilmektedir. Japonya, bu projede elde edilecek tecrübeler doğrultusunda 2000 yılında Tokyo’da başka bir projeyi de yürürlüğe koymayı planlamaktadır (Visa International, 1999). Singapur’da 7 adet ulusal bankanın oluşturduğu bir organizasyon olan
NETS, 1994 yılın da Cashcard adını verdikleri ulusal elektronik para
sistemlerinin denemesini başlatmıştır. Tayvan’da maliye bakanlığına bağlı
bir kuruluş olan FISC( finansal bilgi sistem merkezi), 1992 yılında
Taipei’de elektronik para uygulamaları gerçekleştirmeye başlamıştır (Twond,
1996s.6 ). Gelişmiş ülkelerin yanısıra, gelişmekte olan ülkelerde de akıllı
kart uygulamalarının gerçekleştirildiği göze çarpmaktadır. Örneğin,
bir başka pasifik ülkesi olan Endonezya’da devlet bankası niteliğindeki
bank axim’in katkılarıyla 1992 yılında bir akıllı kart programı oluşturulmuştur
(Townend, 1996,s.5). bir Afrika ülkesi olan Güney Afrika Cumhuriyetinde, farklı
bankacılık grupları tarafından 1990 yılından itibaren farklı düzeylerde
akıllı kart uygulamaları gerçekleştirilmiştir. Daha sonraları bu grupların
ortak girişimleriyle ulusal bir standart oluşturma çabalarına girişilmiştir
(townend,1996,s.5) akıllı kartların, Güney Afrika Cumhuriyeti ve Endonezya
gibi telekominikasyon sistemleri zayıf olan ülkelerde, bağlantısız (off-line)
olarak para hareketi sağlayabilme özellikleri nedeniyle ayrı bir öneme sahip
olabilecekleri düşünülebilinir. Dünya’da akıllı kartlar konusunda bu gelişmeler yaşanırken, Türkiye’de
konuyla ilgili olarak yalnızca iki uygulama göze çarpmaktadır.Bunlardan
birincisi smart kartların elektronik bir cüzdan gibi ödeme aracı kullanımına
olanak veren, Akbank’ın para kart adını verdiği ve Boğaziçi Üniversitesinde
uygulamaya koyduğu smart kartlardır.Akbank yetkilileri uygulama- nın oldukça
başarılı olduğunu ancak Türkiye çapında geniş bir uygulama için henüz
erken olduğunu belirtmektedirler (Kutlay,1996). Diğer gelişme ise Türk
Telekom’un bazı şehirlerimizde telefon kartı kullanılabilen akıllı
kartları satışa sunması ve bu kartların kullanılabileceği özel telefon
cihazlarını (ankesörleri) hizmete vermesi olmuştur. Bugün bu konuda bir çok
yeni uygulama başlatılmıştır. 2.2. Network (AĞ) Kullanılan Elektronik Para çeşitleri Nakitsiz toplum kavramını gerçekleştirmek amacına araç olabilecek
elektronik para çeşitlerinin; akıllı kartlar ve yazılım tabanlı sayısal
para çeşitleri olarak ikiye ayrıldığı daha önce belirtilmiş. Akıllı
kartlarda değer; kartın üzerindeki elektronik chip’e aktarılırken, yazılım
tabanlı sayısal para çeşitleerinde ise kişsel ya da kurumsal bilgisayarların
hard- disk’ine ya da tercih edilecek başka bir kayıt birimine (disket veya
manyetik bant gibi) aktarılmaktadır. Ancak her iki sistem arasındaki daha önemli
fark; akıllı kartların harcama sırasında off-line olarak kullanımı mümkünken
(üçüncü bir sisteme bağlantısız), yazılım tabanlı sayısal para çaşitlerinde
bir bilgisayar ağına bağlantının zorunlu olmasıdır. Günümüzde yazılım tabanlı sayısal para çeşitleri (bundan sonara
“sayısal nakit” olarak bahsedilecektir), 1994 yılından başlamak üzere
Ecash ve cybercoin gibi isimler internet üzerinde kullanılabilmektedirler. Sayısal
nakit kullanımı sayesinde İnternet üzerinde düşük miktarlı alışverişler
ve hatta mikro ödemeler son derece pratik ve kolay bir şekile dönüşmektedir.
Konuyla ilgili literatürde düşük miktar kavramıyla genellikle 10 dolar altı
ödemeler kastedilmektedir. Bunun üzeri miktarlarda olabilecek alış
verişlerde ise ilerideki bölümlerde anlatılacak olan SET gibi bir yazılım
güvenlik sistemi vasıtasıyla normal kredi kartlarının kullanımına devam
edilecektir. 2000 yılında İnternet üzerinden yapılacak alış veriş miktarının
6,6 milyar dolar’a ulaşması beklenmekte (Brightman,1999,s3) ve bu miktarın
yüzde seksen’inde 10 doların altındaki düşük değerli mal ve hizmetler için
yapılacağı belirtilmetedir (Jones,1999,p,2). Böylece, 2000 yılında akıllı
kartlarla birlikte sayısal nakit çeşitleri için yaklaşık 5,3 milyar dolarlık
bir pazar ortaya çıkabilecektir. 2.2.1. Ecash Ecash , bir Hollanda firması olan Digicash’ın ortaya çıkarttığı ve bilgisayar ağları üzerinden güvenli bir şekilde ödeme yapabilmeyi sağlayan yazılım tabanlı bir sayısal paradır. Ecash müşteri yazılımı aracılığıyla, müşteriler, Digicash tarafından para üretimine yetkili kılınmış olan bankalardan kendi bilgisayarına sayısal formda parasal değer aktarabilmektedir- ler. Söz konusu bankaların oluşturduğu liste bugün her ne kadar fazla uzun olmasa da, bir artış içerisinde oldukları görülmektedir. Almanya’dan Deutsche Bank, Finlandiya’dan Merita / Eunet ve Avusturalya’dan Bank Austria bunlardan bazılarını oluşturmaktadırlar (http://www. Digicash . com,1999). Kullanıcılar, bu bankalardan kendi bilgisayarlarına yüklemiş oldukları sayısal para’yı daha sonra Ecash kabul eden iş yerlerinde kredi karttı numarası transfer etmeye gerek kalmadan harcayarak kolayca alış veriş yapabilmektedirler.1995 yılında 25,000’i aşkın bir deneyici grupla internet üzerinden yapmak da mümkün olmaktadır, (http//www.digicash.com,1999). 2.2.2.
Cyber-oin İnternet üzerindeki finansal hareketlerin giderek artması, bu hareketlerin daha güvenilir bir biçimde yapılabilme ihtiyacını daarttırmış ve böylelikle bazı firmaların bu konuda yeni çalışmalar yapmasına neden olmuştur. 1994 yılında Amerika Birleşik Devletlerinde kurulan Cybercash firması da, normal kredi kartları ile yapılan transferlerde güvenlik sağlayan sistemler üzerinde yaptığı araştırma ve geliştirmelerin yanı sıra, bir önceki bölümde anlatılan Ecash’e benzeyen ve sayısal para niteliğinde bir ürün olan Cyber-coin’i ortaya çıkarmıştır. Cyber-coin yazılım tabanlı bir ürün olup, internet üzerinden yapılacak düşük değerli mal ve hizmet alış verişi için kolaylık ve pratiklik sağlamakta ve kredi kartı numaralarının internet üzerinden gönderilme ihtiyacını ortadan kaldırmaktadır(http//www.cybercash.com). Bu sistemde, Ecash’den farklı olarak, müşteriler ve satıcılar sayısal nakit transferlerini banka yerine Cbercash firmasının kendisiyle gerçekleştirmektedirler. Cybercash firması da finansal bir kuruluş olmadığı için, alıcıdan aldığı gerçek para’yı bir banka hesabında tutmakta ve alış veriş gerçekleştiğinde satıcıya bu hesaptan para transferi yapmaktadır. Cash ve Cyber-coin gibi sayısal nakitlerin sağladığı kişisel gizlilik özelliği bir sonraki bölümde bahsedilen internet’teki kredi kartı kullanımını arttırmak için geliştirilen sistemlerde bulunmaktadır. Satesinde, eğer müşteri istemezse, bankaların yapılan alış verişleri ve miktarlarını listelemeleri mümkün olmamaktadır. (Galip Yeşilova- T.C. Merkez Bankası Adana Şubesi DoçDr.
Hatice Doğukanlı- Ç.Ü. İkt.İd.Bil.Fak.Öğr.Üye.) -Devam Edecek....
|