![]() ![]() ![]() |
|
|
ARAŞTIRMA
: 2000 YILI SORUNU The
Economist Newspaper Ltd. Arşivi - 19-9-98 2-MILENYUM
EKONOMİSİ 2000
yılı problemine dair önceden tahmin edilebilecek yegâne şey onun bir
belirsizlik yaratacağıdır. Bu belirsizlik ikinci bin yıl yaklaşırken yaygınlaşacak
ve kolaylıkla paniğe dönüşecektir. Hiç şüphe yok ki gelecek yılın
ikinci yarısında bunun somut ekonomik etkileri olacaktır. Tahmin edilmesi zor
olan 2000 yılı probleminin yaptığı hasarın ekonomik etkisidir. Olası
zarara ait rakamların çoğu güncel olarak problemin çözümüne harcanmakta
olan rakamlardır. Bunları tahmin etmek yeterince zordur. Bunun tersine bazı
ülkelerde, 2000 yılı problemi yatırımları için vergi indirimleri aynı
zamanda diğer bir çok software harcamaları için bir davetiye çıkarmaktadır.
Kendi sistemlerinin onarımını yapan bazı firmalar eğer basitçe kendi
enformasyon teknolojisi bütçelerinden harcanan parayı çıkarırlarsa kendi
kendilerine maliyetleri kavrayabilirler. Software
onarımı için en çok sözü edilen, farklı yollardan hesaplanmış iki
global maliyet tahmini aynı önem sırasındadır. Bu şekilde Software
Verimliliği Araştırması 530 milyar dolarlık bir çare olmaktadır (artı 1
trilyonun üzerinde test, tekrar test, gömülü sistemlerin tasnifi ve hukukçuların
ödentileri), oysa Gartner Group 300 – 600 milyar dolar arası bir menzil
ileri sürmektedir. Sonuç rakamları daha düşük olabilir: Federal
Reserve’in tahminlerine göre Amerikan özel sektörüne çözüm bulunması
50 milyar doların üzerindedir, ve ABD’nin hesaplarının beşte biri dünya
çıkışlı, ancak bunun üçte biri bilgisayar tabanlıdır. Eğer Federal
Reserve’in tahminleri doğru ise, sonuç olarak global rakam, en azından
hukukçulara yapılacak ödemelerin dışında 200-300 milyar dolar civarındadır. Bütün
bunlar yıldıran miktarlardır (1997-2000 arasındaki olasılıkla 1.6 trilyon
dolar civarındaki enformasyon teknolojisi harcamaları dikkate alındığında
bile). Daha geniş bir ekonomi üzerindeki etkisi ne olacaktır? Bir çok
firmaya göre 2000 yılı problemi için yapılan harcamalar bir israftır: buna
eşdeğer olan ise kirlilik standartlarını karşılamada yapılan masrafdır,
asıl hassas nokta, açılan davalara karşı yapılacak olan savunma masrafıdır. Gerçekten,
sorunu kökünden halletme masrafı iki türlüdür.Problem üzerindeki çalışmaların
yeterince erkenden başladığı yerde, eski software ve ekipmanın değiştirilmesi
ile sürekli kazanımlar elde edildi. Ancak eski software kodu ayarları yapmak
gibi daha çok çalışmalar sadece aksamalardan korunmayı sağlayacaktır. Sorunu
çözmeye çalışan danışmanlar için her iki çeşit harcama da aynı
derecede kabul edilir. Fakat bu, olayların yaşandığı yerlerden birinde, ülkelerin
GSMH ölçümlerindeki farklılıklardan dolayı, tümü zararı sınırlamak için
teşvik faaliyeti olarak icra edildiğinde, bir büyümeyi teşvik felaketi oluşturur.
Bazı bakımlardan 2000 yılı problemi çözümüne yapılan harcamanın,
GSMH’yi canlandıracak olmasına rağmen, uzun vadede ekonomik büyümeye bir
katkısı olmaz. Gerçekten de çalışanların düşünüp yeni fikirler üretecekleri
yerde sıkıcı görevler ve testler üzerinde çok zaman harcamaları
verimlilikteki büyümeyi yavaşlatacaktır. Yeni
software yatırımı (bir çok ülkede tersine olarak ulusal hesaplarda halen üretim
maliyeti olarak görünen) verimliliği artırarak ve ülkeleri zenginleştirmelidir,
ancak 2000 yılı probleminin neden olduğu yatırımın çoğu ille de bir ek
yatırım değildir; her halükarda yapılacak ve basitçe ortaya konulacaktı.
Bu oldukça büyük görünüyor, çünkü enformasyon teknolojisi personeline
ödenen ücretler halen patlama yapmaktadır. 2000
yılı problemini gidermenin detaylı ekonomik etkisi hangi tür bir harcamanın
hakim olacağına bağlıdır. İkinci bin yıl yaklaşırken bilanço olasılıkla
israf türü lehinde bir eğilim göstermektedir, belki de ekonomik büyümede
az miktarda bir kayba neden olmaktadır. The Federal Reserve’in tahminine göre
2000 yılı virajını almak için Amerikan GSMH’sinden iki yılı aşkın bir
sürede onda-birlik bir puan tıraş edilmelidir. HSBC adındaki bir banka, İngiltere
GSMH’sinin %0.5 civarında yavaşlayacağını ancak bunun gelecek yıl böyle
olmayacağını sanmaktadır. Yüzyıl
partisinden dönüşte insanlar 2000 yılı problemi tarafından zorla kabul
ettirilen bir uzun süreli durgunlukla yüzü yüze mi kalacaklar? Deutsche Bank
Securities’den Mr Yardeni böyle düşünüyor. Fakat özgürce itiraf ediyor
ki 2000 yılı probleminden kaynaklanan ikinci bin yılın ardından gelen
durgunluğun olasılığı %70’dir ve herhangi bir ekonomik modele dayalı değildir.
“Benim için endişelerimi izah etmenin bir yoludur.” Diğerlerinin
daha iyimser bir görüşü vardır. Amerika’daki Ekonomik Danışmanlar
Konseyi geçmişteki grevlerin, meteorolojik felaketlerin ve büyük teknik başarısızlıkların
bir listesini taramış ve beklenmedik bir şekilde şu sonuca varmıştır: bu
tür olaylar son üç aylık dönemde cereyan etmiş olsalar bile GSMH içinde
hemen hemen hiç gösterilmemektedir. Geçen yıl (1997) UPS-United Parcel
Services çalışanları greve gittiklerinde işin çoğunu diğer taşımacılara
kaptırmışlardı. 1998’in başlarında Yeni Zelanda’nın Auckland bölgesinde
meydana gelen ve Yeni Zelanda ‘nın GSMH’sinin %0.3’üne mal olması
tahmin edilen yıkıcı nitelikteki
enerji kesilmesi istatistiklerde en küçük bir hataya bile neden olmamıştı. Bununla
beraber bir panik, küçük çılgın bir gürültü koparabilir. Bir çok kişi
ve firma 2000 yılı ile ilgili problemlere hazır hale gelene kadar stok
yapacakdır. Firmalar projelerini 1999’a kaydırıp parça stoğu yapacak olan
anahtar üreticilere güvenme konusunda tedirgindirder. İşadamları yıldönümünden
sonraki uçuşlar için endişelidirler. Tüketicilere gelince, bir çok ülkede
şimdiden Yeni Yıl ya da Christmas öncesi stoklar yapılmaktadır. 1999’un
Aralık ayında derin dondurucularını, arabalarını ve cüzdanlarını
dolduracaklar. Bu,
bin yıl kutlamalarına yapılan tüm harcamalar ile birlikte 1999’un son
aylarında çılgınca bir hareketlilik yaratacaktır. Dev bir mahmurluk yeni yüzyılın
ilk aylarına damgasını vuracaktır. Bir yere kadar bu da bir zamanlama
meselesi olacaktır: olaydan önce içeride stoklanmış olan tüm bu stoklar
firmalar ve tüketiciler artık daha fazla para harcamadan önce tüketilmek
zorunda kalacaktır. Fakat başka iki faktör iş başında olacaktır. Birincisi,
aksamalar şüpheye yer vermeyecek şekilde verim kaybına neden olacaktır. Çoğu
belki daha sonra olacaktır ama hepsi değil: basılmamış bir gazete,
ertelenmiş bir uçuş sonuçta bütünüyle bir kayıp olacaktır. İkincisi,
‘güven’in 2000 yılı problemi çözümünün kapsamı kadar etkileneceği
açıktır ve medya daha sansasyonel cepheleri yakalayacaktır. Bir sürü şeyin
yanlış gideceği kesindir, ve büyük bir felaketin yokluğunda bile herşey aşikar
bir nedeni olmaksızın 2000 yılı sorununun üzerine kalacaktır. Bu firmalara
ihtiyat, bireylere kötümserlik telkin edecektir. Öyleyse,
sorun global bir ekonomik durgunluğa sebep olmasa bile, kesinlikle ekonomik
faaliyetlerde bir düşüş olacaktır. Bunun doğrudan etkileri bir çok bakımdan
tatsız olacaktır. Dünya çevresinde bu sorundan dolayı enerji kaynakları,
telefon hizmetleri, ulaşım ve hastaneler zarar göreceklerdir. Bazı şirketleri
iflasa sürükleyecektir. İnsanlar ölecek, belki az sayıda fakat olasılıkla
birkaç bin civarında olacaktır. 2000 sorunu, sağlık ve yaşam standartlarının
çarpıcı bir biçimde geliştiği bu yüzyılın sonuna gelirken, gelişmenin
teknolojiye ne kadar çok bağlı olduğu ve teknolojinin de ne kadar kolay bir
biçimde hata yapabileceği konularında keskin bir hatırlatıcı olacaktır.
| ||||||||||||||||||||||||