Ana Sayfa

Eski Sayılar

Sektörden

Kısa-Çeşit

Etkinlikler

Bankalarımız

E-Posta


Reklam Tarifesi

Okuyucu Profili

Abonelik

 

Künye

 


1.sayı 2.sayı 3.sayı 4.sayı 5.sayı
6.sayı 7.sayı 8.sayı 9.sayı 10.sayı

 

SÜPER YILDIZLAR MI, YOKSA KAYAN YILDIZLAR MI?

 

Kenneth KLINE, senior editor, Banking Strategies Magazine

 

Bankacılığın geleceği, görünürde hiçbir veznenin ya da kasanın olmadığı, Net.B@nk Inc.’de görülebilir.

 

Görünümün hiç önemi yok, çünkü halktan kimse ziyarete gelmiyor. NetB@nk, ABD’nin ilk sanal bankası olarak tamamen bilgisayarlardan ve telefon kablolarından oluşmaktadır. Şu sıralarda patlama derecesinde büyümektedir. İlk defa PC ekranlarından göz kırpmaya başladığı 1996 yılından beri 30,000 müşteri kapasitesine ulaşmıştır. Şimdi ise piyasa faiz oranlarının üstünde verdiği cazip faiz ile her ay binlerce hesap açılmaktadır. Bankanın CEO’su D.R. Grimes şu iddiada bulunuyor: “Bizim yaptığımız, bankacılığın son 20 yılında duyulmamış-görülmemiş bir şeydir. ABD’deki başlıca bankaların büyük çoğunluğunda tek haneli rakam yüzdeleri ile mevduat artışı sağlanırken, biz yüzlerle ifade edilen yüzdelerle büyüyoruz.”

 

Gerçek şu ki, diğer siber bankalardan benzer sonuçlar rapor edilmesi, Amerikan bankacılık sahnesine yeni ve güçlü bir kuvvetin geldiği izlenimini veriyor. Bazı uzmanların gözünde bu kuvvetin aynı zamanda bankacılık endüstrisinde, çok güçlü yatırımlar gerektiren geleneksel bankacılığı tehlikeye atan, yeni bir iş modelini de temsil ettiği sanılıyor. Yine gerçek şu ki, bankacılık ve komisyonculuğun birleşmesinin yarattığı ürküntüler sadece korkunun şiddetini artırıyor.

 

Bütün bu imalar bankacılığın titanları için ciddi soruların pozunu veriyor. Olasılıkla Web bankalarının atılgan taktiklerini taklit etmek için kendi tali internet bankalarını şekillendirerek bu rekabetçi tehdidi baş tacı mı etmeliler? Yoksa Web sitesinin yeteneklerini kendi geleneksel sunumları ve ulaştırma kanallarının güçlü yapısı ile harmanlamalı, ve sonradan çıkma bu belaların daha da uzun ömürlü olmasını mı ümit etmelidirler? Endüstrinin liderlerinin bu soruya vereceği cevap tarzı, kamunun cevabı ile de birleşerek, önümüzdeki yüzyıldaki bankacılığın geleceğini belirleyecektir.

 

Böylesine önemli konular söz konusu olduğunda internet bankasının meydan okumasındaki çeşitlilikleri analiz etmek önemlidir. Web bankaları uzun ömürlü iş modelleri yaratabilir mi? Bunların, işe başlama aşamasının ötesinde, müşteri ele geçirme yetenekleri var mıdır ve kârlılık dinamizmini kendi kendilerine koruyabilirler mi? Bunlar cevap verilmesi zor olan sorulardır, çünkü bu çaylakların hiç biri dört yaşından büyük değildir. Fakat kavranılan bazı şeyler artık ortaya çıkıyor.

 

Birincisi, Web bankaları kesinlikle geleneksel banka şubelerinden daha az bir mali yapı ile çalışıyorlarken, çoğu kimsenin düşüncesindeki gibi etkin değiller. Doğrudur, işlem maliyetleri düşüktür, ancak pazarlama, teknolojik ve fonlama maliyetleri çok yüksek olabilir. İkincisi, işe başlama anında mevduat yaratmada iyi iş yaparlarken borç vermede daha az başarılı oluyorlar. Bu bankaların gerçekten de asıl müşterilere ulaşıp ulaşmadıkları belirsizdir, çünkü bunlar uygun fiziki ortamlarda mevduat alma ve nakit sağlama işlemlerini yapamazlar.

 

Sonuç şudur: büyük bankaların CEO’ları bütün alternatifleri göz önüne almadan salt internet bankacılığına geçişte paniklenmemelidirler. Başrolde oynayanlar, on-line bankacılığı halihazırdaki müşterilerini elde tutabilmek için bir savunma taktiği olarak görüyorlarsa, önceden başlamış olanları hem karşılayabilmek ve hem de altedebilmek için kendi internet sitelerinin tatmin edici işlevselliği olmalıdır ve yeni müşteriler çekme konusunda riskli faiz rekabetinden kaçınmalıdırlar. Bunların çoğunun kendi komisyoncu yan kuruluşları olduğu için, bu bakımdan oluşacak zorlukları köreltmede kendilerine yardımcı olacak şekilde, kendi siteleri üzerinde bankacılık ve komisyonculuk hizmetlerini entegre edebilirler.

 

Her durumda bankacıların, işlerindeki ekonomik değişikliklere karşı kendilerini sağlamlaştırmaya gereksinimleri vardır. Keefe, Bruyette & Woods Inc. gözetiminde, Analizci Thomas F. Theurkauf  “Müşteriler elde etmek için düşük maliyetli bir mekanizma olarak büyük bankaların internet ile bir bağ oluşturup oluşturmayacakları şu anda havada kalmaktadır” diyor ve ekliyor”Bununla birlikte şu istikamet belirginleşiyor: ürünleri daha iyi hale getirme, daha az baskı, ve verimlilik ve ölçüye daha çok gereksinim.”

 

Kârlılık Dinamiği

 

Internet bankası fenomeni bankacılık endüstrisine damgasını daha henüz vurdu. 1996’nın ilk beş ayında Telebenk Financial Group’un hisse senetleri %96’ya yükselirken Net.B@nk’ ın hisseleri %365’e fırladı. Haziran başlarında Telebanc E*Trade Group Inc.’e satışını 1.8 milyar dolar üzerinden gerçekleştirdi.

Bu arada, Bank One Corp. ile First Union Corp.’un CEO’ları internetin büyüyen gücü üzerinde derin bir şekilde düşünüyorlar ve geleneksel banka birleşmeleri üzerindeki şüphelerini seslendiriyorlar. Bank One, kendisine ait olan yan kuruluşu First USA’nın himayesinde kendi kiralık Web bankasını hizmete sunmuştu.

 

Ancak bu, stratejistlerin panik butonuna basacağı anlamına gelmez. Bütün siber bankalar oldukça gençtir ve uzun vadeli kârlılık potansiyelleri ile geniş bir müşteri kabulü gibi konular bir soru işareti halinde durmaktadır. First Security Van Kasper gözetiminde, analizci Jeff Runnfeldt şöyle diyor: “Manajerler, gelecekte ateşli başlangıç büyüme oranları tasarlıyorlar ancak insanlar “dot com” başlığı altında görünmeyi ve gerçekten bunun nasıl yürüdüğünü görmek isteyebilirler.”

 

Bir kere, Web bankalarının gerçek bir kabul görmeyi başarabilmeleri konusunda bilgisayar eğitimli müşteriler için “ilk uygulayıcı” kategorisinin ötesine ulaşabilecekleri açık değildir. Ortak kullanılan ATM şebekelerinin ve bilgisayarlarca yeniden yüklenebilir nitelikli akıllı kartların  bazı müşterilerce “her yerde çalışır” olarak kabul görmesine rağmen, fiziki noktalardan hesap açtırma ve nakit sağlama olanaklarının olmayışı, asıl engel olarak kalmaya devam ediyor.

 

Kârlılık dinamiği problemi de vardır. Web bankaları, ilk başlarda mevduat çekmeyi borç vermekten daha kolay buldular. Bunlar, yüksek oranda faiz önerip bolca nakit akışı sağlayabilirler, ancak bu kaynakları elektronik olarak daha verimli hale koyamazlar. Bu, kısmen yukarıdaki avantajı offset eden çok ince bir net faiz marjına dönüşür.

 

Web bankalarının çoğu aslında on-line borçları sigorta etmezler, ama tıpkı E-Loan’ın ipoteklerde, First USA’in kredi kartlarında yaptığı gibi müşterileri sahne gerisindeki işlemcilere havale ederler. Buna rağmen, USAccess Bank ve First Internet Bank of Indiana bir on-line başlangıç tecrübe ediyorlar: USAccess bir küçük borç ofisleri ağı kanalıyla, First of Indiana ise bir mekanize kredi kaydı ile.

 

Bu, özünde gelir mücadelesi anlamına geliyor. Tipik olarak, Web bankaları kendi yüksek maliyetli mevduatlarını, gerçekte ince bir net faiz marjini garanti eden, ipotek destekli menkullere, Hazine Bonolarına, diğer bonolara ve geleneksel aktiflere yatırırlar. Hizmet ücreti gelirleri elde edilmesi de oldukça zordur, çünkü bu bankalar hesap transferleri ve elektronik fatura ödemeleri gibi işlem hizmetlerini ücretsiz olarak sunarlar. San Fransisco’daki First Security Van Kasper’in verdiği bir güncel rapordaki tahminlere göre şubesiz bankanın net faiz marjları endüstri ortalamasının 1/3’ünden 1/2’sine doğru iz sürüyor ve hizmet ücreti gelirleri ise “en iyimser” durumdadır. Analist Runnfelt bu tartışmada daha da ileri giderek şöyle diyor: “Şubesiz bankaların asıl gelir yaratma kabiliyetleri yoktur.”

 

Internet bankacıları marj dezavantajlarını küçümseyerek düşük maliyetli yapılarının kendilerine güçlü bir offset sağladığını iddia ederler. Örneğin Net.B@nk, müşteri ile ilişkilerinin tamamını PC ve telefon aracılığı ile yürütür ve ofis arkası fonksiyonların çoğunu dış kaynaklardan temin eder. SNL Securities LP’ye göre; ilk çeyrekte, net işletme harcamaları aktif kazanç ortalamasını %1.66 oranında dengelemiştir, geleneksel bankalarla karşılaştırıldığında bu kabaca %4’ tür. Bu çok pahalı aktifler üzerindeki daha düşük net verimi etmenlerine ayırdığınızda görünüm daha az ümit vericidir. Örneğin Net.B@nk’ın %66.2 olan işletme masraflarının işletme gelirlerine oranı gerçekte endüstri normlarının en uç noktasındadır.

 

Hatta Web bankalarının asıl rekabetçi avantajları – ucuz faizsiz masraflar – ayrıntılı teknolojik yetenekler ve pazarlama kampanyaları öne sürüldüğünde oldukça soluklaşmaktadır. En eski ve en sofistike Internet ilklerinden olan Security First Network Bank’ın durumunu ele alın. Atlanta kaynaklı bu kurum 1995’de oyuna başladı, diğerlerinin çoğundan tam üç yıl önce. Bankayı yöneten teknoloji uzmanları, bu bankayı kendi deneysel on-line bankacılık sistemleri için bir başlangıç platformu olarak işlettiler. 1998’de bankayı ikiye böldüler ve adı Security First Technologies olan bölümü ayrı tutarak bankayı Royal Bank of Canada’ya 20 milyon dolara sattılar.

 

Royal Bank satın aldığı anda Security Fist’ün hesap tabanı 10,000’e ulaştı ancak durgunluk sinyalleri veriyordu. Royal Bank yöneticileri, büyüme motorunu tekrar ateşlemek yerine on-line işyeri modelini ve onun tüm potansiyelini kullanmak için gereken yatırımları yeniden gözden geçirdiler. Etkin bir şekilde diğer ürünlerin çapraz satışını (benzer ürünlerin birbirine yakın yerlerde sergilenmesi) yapabilmek için ayrıntılı müşteri enformasyonunu elde etmek ihtiyacı duyduklarına karar verdiler. Bu nedenle, Security First  hem bankaya hem de müşteriye tüm güncel ve geçmiş hesap verilerine anında erişim ve gözleme olanağı sağlayan “fat server = zengin sunucu” teknolojisini geliştirdi. Bununla birlikte bu yaklaşım, diğer internet bankalarında kullanılmakta olan daha basit “thin server = zayıf sunucu” teknolojisinden daha masraflıdır.

 

Sinerjide Artış Eğilimi

 

Web bankaları endüstrideki çapraz satış tutkularını paylaşırken yine sadece-internet modelinin sınırlarını doğruluyorlar, çünkü opsiyonlar oldukça azdır. Siber bankalar geleneksel banka şubelerine göre daha az sayıda ürün ve hizmet sunarlar. Örneğin, fiziksel konumların eksikliği yüzünden küçük iş yerleri için nakit yönetimi hizmetlerini veya tüketiciler için emanet kasalarını sağlayamazlar. Bu ise en becerikli web bankalarının, müşterilerin başlangıçtaki bankacılık ilişkilerini yakalayabilip yakalayamıyacağı konusunda stratejik bir soruyu gündeme getirir.

 

First Internet Bank of Indiana’nın başkanı David Becker web bankalarının müşteri çekmek ve elde tutabilmek için “tam hizmet” konfigürasyonu amaçlamak zorunda olduklarına inanıyor ve kendi bankasının da bu yüzden tüketici kredisi ürünlerini on-line olarak sunduğunu söylüyor. “Müşteriyi yada küçük iş adamını çekmek için geleneksel bankanın sunduğu her şeyi sunmak zorundasınız,” diyor ve ekliyor “ İnsanlar kendi finansal çevrelerinin tamamı üzerinde kontrol isterler, yarısı üzerinde değil.”

 

Stratejik tayfın diğer ucunda Houston’dan CompuBank var ve sadece mevduat ürünleri sunuyor. CompuBank yöneticileri interneti müşterilerinin itibar görebilecekleri bir yer olarak görüyorlar.  Bankanın rolü, yöneticilerinin görüşlerine göre, bir kaç temel beceri üzerine yoğunlaşmaktır. CompuBank’ın pazarlama ve planlama başdanışmanı Jonathan H. Lack “Internette etraflarına büyük bir çit sarabileceklerini düşünenler aslında seçenekler ve opsiyonlar peşinde olan internet müşterisi avantajını kaçırıyorlar” diyor.

 

Gerçekten, internet modeli işi her türlü hizmet alışverişinin aynı yerde yapıldığı finansal servislerin tam düşmanı bir durumdadır. Intuit Inc., Microsoft Corp ve Yahoo! Inc. gibi şirketlerin yönettiği elektronik “kapılar”, müşterilerine ipotek, sigorta ve kredi kartlarını kapsayan ürünleri için çok farklı düzinelerce üretici arasından seçim yapma olanağı sunuyorlar.

 

Ufukta görünen, müşteri tepki ve vefasını ortaya çıkarabilecek güçlü bir finansal hizmetler paketidir. Bu, E*Trade’in satın aldığı Telebanc tarafından müjdelenen bankacılık/komisyonculuk kombinasyonudur. Analistler, internet bankacılığındaki müşteri yakalama maliyetinin yüksekliğini göz önüne alarak, E*Trade’in bir milyon civarındaki on-line komisyoncu müşterisine  kendi hizmetlerinin çapraz satışını yaparak Telebanc’ın daha hızlı ve daha ucuza büyüyebileceğini umuyorlar.

 

Bu öylesine bir kombinasyon ki, yalnızca internette bankacılık yapan kurumlardan ziyade geleneksel bankacılık yapanların yakından gözlemesi gerekmektedir. Ancak burada bile, mega bankalar aşılması zor olan rekabet gücünden yararlanırlar çünkü, çoğunun kendilerine ait komisyonculuk firmaları vardır. Mantıklı olarak, kendi web sitelerine bünyelerindeki komisyonculuk kapasitelerini bağlamak bir çok kurumun gücü dahilinde hazır durumdadır. Yalnızca internette iş yapan bir kurumu satın alıp bünyesinde mevcut menkul kıymetler firmalarını burayla birleştirebilirler. Royal Bank’ın Security First ile yaptığı da budur. Doce Associates’den finansal hizmetler direktörü Chuck Hieronymi “Büyük oyuncuların seçenekleri çoktur” diyor.

 

Bu yeni arenadaki kurumların çoğu rekabetçi güçlerine destek verdiklerinden emin olmalıdırlar. Bu en azından ilk başlayan web bankalarının işlevsel yeteneklerine uyumu zorunlu kılar. Analist Rubin’e göre “Farklı kanallardan oluşan bir diziye sahip olmak çok büyük bir rekabetçi avantajdır. Tüm hizmetleri sunan bankalar ne yapmak zorunda olduklarını anladıklarında, ve gerekli yatırımları yaptıklarında, yalnızca internette olan bankar için avantajlarını ayakta tutabilmeleri zor olacaktır.”

 

-Son- (yayına hazır)

1.sayı 2.sayı 3.sayı 4.sayı 5.sayı
6.sayı 7.sayı 8.sayı 9.sayı 10.sayı

 

 

Anasayfa/Eski Sayılar/Sektörden/Kısa-Çeşit/Etkinlikler/Bankalarımız/

E-posta

Reklam Tarifesi/Okuyucu Profili/Abonelik/Künye