Ana Sayfa

Eski Sayılar

Sektörden

Kısa-Çeşit

Etkinlikler

Bankalarımız

E-Posta


Reklam Tarifesi

Okuyucu Profili

Abonelik

 

Künye

 


1.sayı 2.sayı 3.sayı 4.sayı 5.sayı
6.sayı 7.sayı 8.sayı 9.sayı 10.sayı

 

KISA-KISA

 

ü      BANK OF AMERICA “Loans.com” ADI İÇİN TAM 3 MİLYON DOLAR ÖDEDİ

 

ABD’nin en büyük kredi temin eden kuruluşu olan Bank of America Corp., geçenlerde on-line olarak yapılan açık artırmada Loans.com web adresinin haklarını satın alan ve bunun için 3 milyon dolar ödeyen anonim alıcının kendileri olduğunu açıkladı. Firma, bu satın alma işinin bir stratejik yatırım olduğunu ve ABD’deki kredi sağlamada lider posizyonunu sağlamlaştıracağını ifade ediyor. Banka bu ismi, California’da bir bilgisayar danışmanı olan önceki sahibi Marcelo Siero’dan satın aldı. Loans.com adı Eylül 1994’de e-ticaret işi için kullanılmak üzere Marcelo Siero tarafından tescil ettirilmişti. On-line müzayede ise GreatDomains.com tarafından organize edildi.

 

Bankanın başkanı Ken Lewis “Bank of America, ister geleneksel banka şubelerinden, ister çağrı merkezlerinden ve isterse internetten olsun, kredi ve borç temin etme konusunda liderliği ele almak niyetinde,” diyor ve ekliyor “ Loan.com adının satın alınması, bankanın müşterilerine rahat ve kolay erişilebilir bir firma olma stratejisine uyuyor.”

 

Bnak of America, 21 eyalette ve Columbia bölgesinde perakende bankacılık yapıyor. Loans.com, internet üzerinden kredi ve borç verme hizmetlerinin olasılıkla milyonlarca yeni müşteriye ulaşması olanağını sağlayacak. Müşteriler, bankanın halen mevcut bankofamerica.com adlı web sitesini kullanarak da tüketici ve küçük işyeri kredileri için müracaatta bulunabilecekler.

 

Bank of America’nın bu hareketi, bankanın internet işlerini adını hatırlaması kolay olan bir site etrafında yapılandırırken, olası rakiplerini böyle özel bir ad kullanma olanağından mahrum ediyor.

 

1.      TEK PLATFORMDA ATM ÜZERİNDEN SES, VIDEO VE VERİ BÜTÜNLÜĞÜ

 

Cabletron Systems, yüksek performanslı IAD (Integrated Access Device = Tümleşik Erişim Cihazı) cihazı olan Smart Switch 1500 adlı cihazını piyasaya sürdü. Bu cihaz, ATM bağlantısı sunarak ses, video ve veri bütünlüğü sağlıyor ve geleneksel kiralık hatlardan daha az bir maliyetle, abonelere yüksek hızda bir erişim olanağı sağlıyor. IMA’dan (Inverse Multiplexing over ATM) yararlanarak DS-1/E1’den daha yüksek hızları destekliyor. SS1500, esnek ağ bağlantısı için DS-1’den OC-3’e kadar geniş bir ATM uplink opsiyonlarını da destekliyor.

 

 

Bunlara ilave olarak SS1500 business-class internet erişimini, yüksek hızda veriyi, TLS (Transparent LAN Service) ve CES (Circuit Emulation Services) dahil olmak üzere ses hizmetlerini de destekliyor.

 

SS1500, girişimci piyasa için şubelere ve kurumsal yerleşimlere düşük maliyetli, yüksek performanslı ATM bağlantısı sağlıyor ve internet erişimi, ses ve veri hizmetlerini konsolide etmede tek bir platform sağlıyor.Bu ise müşterilere, ağ karmaşıklığını basitleştirme ve tek bir ATM erişim hattı üzerinden çoklu ses ve veri hizmetlerini entegre ederek aylık hizmet maliyetini azaltma olanağı veriyor. Cihazın Compact ve Modular olmak üzere iki şekli var. Daha gemiş bigi için : www.cabletron.com

 

2.      KOD ADI: JOSHUA – TAIWAN MALI YENİ ÇİP CELERON ANAKARTTA PIII PERFORMANSI VERİYOR

 

Joshua adını alan bu yeni çip geçen yıl Taiwan’ın çip üreticisi VIA Technologies’in National Semiconductors’dan ele geçirdiği Cyrix tarafından tasarlandı. VIA firması IDT’nin Centaur ünitesini de ele geçirdi.

 

Güz99 Comdex fuarında yapılan söyleşilerden birinde VIA’nın teknik pazarlama müdürü Rich Del Rossi ilk etapta  400 MHz nüveli işlemci piyasaya çıkacak ve 500 MHz Celeron’a eşdeğer olacak. Bu yıl sonunda ise 600 MHz performansa ulaşılacak. 2000 sonu veya 2001 başlarında VIA, adı Samuel olacak olan yeni bir çip ailesini sunacak. Centaur’un WinChip mimarisini kullanan Samuel 700 MHz hızda çalışacak.

 

Bu arada Intel de yeni tip bir Celeron işlemci hazırladı. 1,000 dolar altındaki bilgisayarları hedefleyen bu işlemcinin adı “Tinna”. En çok 700 MHz hızında olacak işlemciler yılın ikinci yarısında piyasaya veriliyor. Intel, bunun dışında laptoplar için, prizde iken 850 MHz, bataryada iken daha düşük frekans hızında çalışacak olan bir işlemciyi daha yıl sonunda piyasaya vermeyi düşünüyor.

 

3.        KOD ADI: WILLAMETTE, 1.5 GB YENİ ÇİP,  INTEL GERİDE KALMIYOR

 

Dünyanın en büyük yarı iletken firması Intel, 1.5 gigahertz hızda çalışacak, başka bir ifadeyle saniyede 1.5 milyar bilgi işleyecek, kod adı “Willamette” olan yeni işlemcisini duyurdu.Yeni nesil internet ticareti, oyun ve eğlence dünyası böylesi bir hızda çalışacak bilgisayarları gerektiriyor.

 

Intel’in Desktop Ürün Gurubu başkan yardımcısı Pat Gelsinger’e göre, “İnternette performansın önemi vardır. Bugün böyledir ve gelecekte de böyle olacaktır.”

 

Eleştirmenlere göre Intel’in son çipleri ortalama tüketici ihtiyaçlarından çok daha fazla işlem gücüne sahip. Ancak Intel’in yöneticileri, internetin artan popülaritesinin - görsel gösterimlerden e-ticarete, ve üç boyutlu gerçekçi oyunlara kadar - çok güçlü bilgisayarlar gerektireceğini iddia ediyorlar. Yine Pat Gelsinger’e göre, “Donanım her zaman yazılıma yol gösterir. Bu tür hızları mutlaka gerektirecek bir çok ürün yakında piyasaya çıkacak.”

 

Intel en ciddi rakibi olan Advanced Micro Devices (AMD) ile en hızlıyı üretme konusunda bir yarışa kilitlendi. Willamette bu yılın sonbaharında piyasaya çıkacak. İşlemci piyasaya verilmeden önce, tahminen Nisan ayı içinde,HP ve IBM bu işlemcileri ihtiva eden bilgisayarları üretmeyi planlıyorlar.

 

4.        KAYDET VE SİL: ENTEGRE DEVRELİ SES KAYDEDİCİ – SONY IC CHIP VOICE RECORDER

 

Bu IC Recorder, geleneksel bantların yerine integrated circuit (entegre devre) içindeki flash memory (elektrik kesildiğinde kaybolmayan hafıza) üzerine kayıt yapıyor. 64-150 dakika arası kayıt yapabiliyor, her biri iki dosyadan oluşan 99 mesaj alabiliyor. Hızlı referans için uzun mesajlara indeks ilave edilebiliyor. Diğer özellikler ise; ses duyunca kayda başlama, farklı çalma hızları gibi geleneksel teyplerde bulunanların aynısı.

 

Geleneksel teyplerdekinin aksine, bu cihazın içinde hareketli parçalar olmadığı için daha ince ve zarif bir yapı ortaya çıkmış. Cihaz, kendisini de çalıştıran iki adet AAA tipi pil uzunluğunda ve bir pil genişliğinde. Böylece geleneksel teyplerin üçte biri kadar bir boyut ve ağırlık elde edilmiş.

 

IC Recorder, DAT’lardan (Digital Audio Tape) sonraki en büyük gelişme ve hemen hemen tüm gazetecilerin rüyası. İleri/Geri sarma fonksiyonları oldukça hızlı. Yapılan kayıtlar PC üzerine aktarılıp dinlenebiliyor, saklanıyor, kopya ediliyor ve e-mail olarak gönderilebiliyor. IC Recorder’in LCD ekranı üzeride ise geçen/kalan zamanı, mesaj uzunluğunu ve tarihi görmek mümkün. Herhangi bir mesaj, alarm opsiyonunun yardımıyla herhangi bir zamanda dinlenebiliyor.

 

Kullanımı kolay olan bir yazılımı var ancak Windows NT platformunu desteklemiyor. Diğer dezavantajı ise dosyalara müdahale edilemiyor: ya komple siliniyor, ya da başka bir sıraya sokuluyor. Avantajı ise dosyaların sıkıştırılarak yedeklenebilmesi.

 

5.        HEM TELEFON, HEM WALKIE-TALKIE: Motorola iDEN 1000 Plus

 

Motorola 21. y.y.’lın en pratik aletlerinden birini yapmayı başardı: yeni, zarif  iDEN 1000 Plus. Bu hem bir cep telefonu, hem de bir walkie-talkie, yani portatif cep telsizi. Bu kapaklı telefon da diğerleri gibi arayanın kimliğini gösterme, çağrı yönlendirme, sesli posta gibi özelliklere sahip ancak bunların yanı sıra diyafon olarak da kullanılabiliyor. Motorola’nın sözcüsü Grant W. Miller’e göre bu özellik sadece iDEN’e özgü. Ev içindeyken, ya da ayrı ayrı araçlarda aynı yöne gidenler bu özellikten yararlanabilirler.

 

Kaplama alanı oldukça geniş olan bu cihazın; normal telefon çağrısı geldiğinde uyarıp telsiz bağlantısını kesme ve telefona bağlanma gibi başka özellikleri de var ve 80 civarında kullanıcı aynı anda telekonferans yapabiliyor. Bu yeni iDEN telefon lityum iyon pille çalışıyor ve 1.7 saat konuşma olanağı veriyor. Stand-by süresi ise iki gün.

 

6.        MOTOROLA’DAN YENİLİK: YAKIT PİLİ (FUEL CELL)

 

Dünyanın ikinci en büyük kablosuz telefon yapımcısı ve bilgisayar çipleri üretiminde başta gelen firmalardan olan Motorola Inc., bilim adamlarının kendi laboratuarlarında ve Los Alamos National Laboratory’de  pilleri daha güçlü hale getirmek için likit metanol kullandıklarını açıkladılar. Otomobil ön camının temizliğinde de kullanılan likit metanol, pilleri 10 misli daha fazla güçlendiriyor.

 

Motorola’nın malzeme, cihaz ve enerji araştırmaları direktörü Bill Ooms’a göre yakıt piller, bir cep telefonunu bir aydan daha fazla bir süre çalıştırıyor, bu süre bir laptop bilgisayar için ise 20 saat. Pillerin maliyeti geleneksel doldurulabilen piller kadar veya onlardan daha da az olacak. Yine Ooms’a göre, “Üreticiler sürekli olarak daha çok enerjiyi daha uzun sürelerde kullanan portatif cihazlar geliştiriyorlar. Bu yakıt pillerin uzun süreli enerji üretme özelliğinin yanı sıra geleneksel pillere göre ağırlıkları daha da az.”

 

Yakıt piller, kimyasal enerjiyi doğrudan elektrik enerjisine çeviriyor. Bu pillerde metanol hava ile karışınca elektrik enerjisi ortaya çıkıyor. Temel kavram ilk olarak 1839’da ortaya atıldı ve pratikteki en ciddi kullanımlar NASA tarafından uzay uçuşlarında kullanıldı.

 

Bu “hava teneffüs eden” yakıt pilleri Los Alamos National Laboratory’de portatif hale getirildi. İlk uygulamalarda kullanılan hava pompaları, ısı değiştiriciler ve diğer bir sürü karmaşık cihazlara gerek kalmadı.

 

7.        UYDUDAN INTERNET ERİŞİMİ

 

Yazılım devi Microsoft Corp. ve İsrail’in Gilat Satelite Networks Ltd. şirketleri, ABD’nin internet erişimi için, yüksek hızda, iki yönlü geniş bantlı uydu ağı kurmayı planlıyorlar. Microsoft, Gilat’ın yeni uydu erişimi hizmeti olan “Gilat-To-Home” için 50 milyon dolarlık bir yatırım yapacak.

 

Gilat’ın yeni firması McLean müşterilerine iki yönlü geniş bantlı uydu erişimi sunacak ve Microsoft başlangıçta bu yeni firmanın %26 hisselerini elinde tutatcak. İki yönlü uydu hizmeti interneti evden kullanan tüketicilere sürekli on-line olanağı veriyor. Her iki firma yetkilileri bazı alanlarda yapılması tasarlanan ilk denemelerin yakında başlayacağını ve geniş bir kullanımın 2000 yılı sonlarında olabileceğini söylüyorlar. Bu sayede yüksek kalitede bir formatlama ile canlı ses ve video iletme olanağı sağlanacak.

 

Bu hizmet, doğrudan Microsoft MSN internet erişim hizmeti ile verilecek.

 

ao, bir başkasının hesabına ulaşmıştı ve buradan para çekebilirdi, bunun kabul edilebilir olması mümkün değildir diyor ve ekliyor, “günümüzde ağ kullanıcılarının hepsi on-line bankacılığın güvenli olmasını bekliyor ve teknik yönden yapılan ve hesaplarını etkileyen insan hatalarına çok az bir sempati ile bakıyorlar.”

8.        WEB BANKALARI EK FAALİYETLER ARIYOR

Sandeep Junnarker/CNET News

 

Yalnızca internetten hizmet veren bankalar, gelecekteki başarıları için Ana Cadde’yi önemli bir yol olarak görebilirler.

 

On-line bankalar, geleneksel bankalardan gelen rekabetin artması ve internet güvenliği konusuna yeniden odaklanma karşısında müşterilerine cazip görünmenin yollarını arıyorlar. New York’taki Jupiter Communications’un analisti Rob Sterling’e göre “Şubelerin olmayışı büyük problem. Eğer on-line banka ile bağlantılı şubeler yoksa bu kurumun elastikiyetini engelliyor, ve çok sayıda yeni müşterinin gelmesini engelliyor.”

 

Gomez Advisors tarafından yapılan bir çalışmanın sonuçlarına göre, sadece internette hizmet veren finansal kurumlar aktif web kullanıcılarının sayısı ile zirvedeki 10 banka arasında henüz yer aldılar. Rapordaki tahminlere göre 11.1 milyon müşteri hesap bilgilerine ulaşmak için web’i kullanıyor, yaklaşık 5.9 milyon kişi ise en az ayda bir kere on-line bankacılığı kullanıyor.

 

ABD’deki en büyük bireysel bankacılık kurumlarının on tanesinden dokuzu web hizmeti sunuyor. Görünen çözüm: Sadece internette hizmet veren bankalar, daha fazla müşteri çekebilmek amacıyla isimlerini duyurmaları için on-line dünyanın dışında da yapılanma ihtiyacındadırlar.

 

Charles Schwab, on-line ve off-line harmanlama için oldukça güzel bir örnek oluşturuyor. San Francisco merkezli şirket, 300’den fazla komisyonculuk şubesinden elde ettiği görüntüyü, ulusal çapta en büyük on-line ticaret firması olma yolunda yatırım olarak kullandı. Sadece internette hizmet veren bankalardan bazıları off-line oyuncularla bağlar kurmayı hızlandırıyorlar. First Internet Bank of Indiana, şimdi müşterilerinin MAC’a (bir ATM ağı) dahil ATM’lerden nakit para yatırma/çekme konusunda faydalanmalarına olanak sağlıyor.

 

Bizim yalnızca internet hizmeti veren bankalarımızın yapısal şubeleri olanlarla sıkı bağları bulunmaktadır. Wingspanbank, ABD’nin en büyük bankalarından biri olan Bank One’ın bir yan kuruluşudur. Yalnızca internet hizmeti veren ilk banka olan Security First Network Bank ise 1998’de Kanada’nın Royal Bank Financial Group’u tarafından ele geçirildi.

 

On-line finans endüstrisi üzerindeki güvenlik endişeleri aslından daha büyük görünüyor. Bu hafta (16 Şubat 2000) H&R Block, bazı müşterilerinin hassas finansal kayıtlarını diğer müşterilere tesadüfen afişe ettiği için vergi tasnif hizmeti veren bölümünü tamamen kapattı. Geçen yıl NetBank, bir müşterisinin hesabını bir diğer müşterisine bağladı. Analist Rob Sterling’e göre, “Belirli bir finansal kurumda rapor edilen bu tür sorunlar, müşteriyi adı geçen finansal kurumdan korkutup kaçırmıyor, sadece on-line bankacılıkdan korkutuyor. Bir firma kendi kalite kontrolunda baştan savma davranıyorsa, bu diğer firmalara da zarar veriyor.”

 

Sonuç olarak, tesis edilmiş şekildeki finansal kurumlar,  yeni müşterilerin güvenini sadece internetten hizmet verenlere göre daha kolay kazanıyorlar. Ve bu güven kırıldığında, müşterilerin güvenini tekrar kazanmak oldukça zor olabilir.

 

David Wexler olayına bir bakalım: Kendisi NetBank’ta bir hesap sahibidir. Bir gün mevduat sertifikası satın aldığına dair postadan bir teyit alır. Asıl sorun, başka bir David Wexler  bir CD satın almıştır. Teyid pusulasında, diğer Wexler’in Sosyal Güvenlik numarasını da içeren hayati önem arzeden özel bilgiler vardır.

 

NetBank başkanı Mike Fitzgerald bu olaya “izole edilmiş sekreterlik hatası” olarak atıfta bulunmuştur. Böyle olmasına rağmen Wexler NetBank hesabını kapatma kararı almıştır.

 

NetBank’daki Güvenlik Kırılması Diğer Bankaları da Etkileyebilir

 

Mahesh Rao adında biri bir gün NetBank’taki hesabını kontrol eder, ancak bir sürprizle karşılaşır. Kendine ait bilgilere erişmenin yanı sıra  başka bir NetBank müşterisinin hesabına da ulaşır ki bu sadece bu kişinin yapmış olduğu işlemleri değil, parasının miktarını ve sosyal güvenlik numarasını da vermektedir.

 

NetBank’ın teknik elemanlarının şefi Tom Cable bunun bir insan hatasından kaynaklandığını ve banka çalışanının bir müşterinin hesabını yanlışlıkla bir başka müşterinin hesabı ile bağlantılı hale getirdiğini söylüyor. Cable, Rao’nun kendilerini aramasının ardından hemen bu yanlışlığı düzelttiklerini, ancak bunun on-line düzeltmesinin zaman aldığını da ekliyor.

 

Mahesh Rao adlı müşterinin başından geçenler, hesaplarını internet bankacılığına aktaran müşterilerin sayısında büyük artışlar olmakta iken on-line finansal kurumların güvenliği hakkında şüpheleri de beraberinde getiriyor. Jupiter Communications’dan dijital ticaret analisti  Robert Sterling, Rao’nun yaşamış olduğu bu hata izole edilmiş olmakla beraber halâ önemini korumaya devam ettiğini, çünkü Rao’nun bir başka kişinin hesabına eriştiğini ve kendi hesabına para transfer etmesinin mümkün olduğunu söylüyor. Robert  Sterling, “(NetBank) buna izin veremez. Bu olay sadece bu kurumu yaralamaz, tüm on-line finansal kurumlar hakkındaki düşünceyi de yaralar” diyor.

 

Olası güvenlik endişelerine dair asıl sorunlar ise ev bilgisayarları üzerinde, çünkü endüstri uzmanlarının işaret ettiği gibi güvenli internet bankacılığındaki en zayıf bağlantı bu şekilde yapılıyor. Bu konuda önlemler almak üzere belli başlı ABD bankaları girişimde bulunuyorlar.

1.sayı 2.sayı 3.sayı 4.sayı 5.sayı
6.sayı 7.sayı 8.sayı 9.sayı 10.sayı

 

 

Anasayfa/Eski Sayılar/Sektörden/Kısa-Çeşit/Etkinlikler/Bankalarımız/

E-posta

Reklam Tarifesi/Okuyucu Profili/Abonelik/Künye